<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Erdoğmuş Forum - Sevgiliye Sitem Mektupları]]></title>
		<link>http://erdogmusnet.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Erdoğmuş Forum - http://erdogmusnet.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 20:56:36 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Neden Böyle Olmasını İstedik]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=475</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 09:22:46 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=475</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Neden Böyle Olmasını İstedik<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;"><div align="justify">Doğru yerden başlayamadık biz, beraber yürüyebileceğimiz yolun başlangıç noktasını bulamadık. Ortasından daldık yola, bir anlık bir mutluluk, bütün bir yaşama yetebilecek bir umut yaşadık... <br />
<br />
Ama hayat tek bir hamleyle bizi yolun farklı taraflarına atıverdi iste. Sona ulaşamadan; ellerimiz bomboş, dudaklarımızda çocukça bir gülümseme kalakaldık yolun kenarındaki çorak topraklarda. Oysa birbirimize yağmur olabilirdik biliyorum. Çok şey olabilirdik birbirimize; daha az yıkılmış olsaydık, yolun basını bulabilmiş olsaydık. <br />
<br />
Şimdi yanımda olsaydın; dudaklarınla silerdin gözlerimdeki yıldızları, ellerinle ay olurdun geceme biliyorum... Ellerimiz bir daha asla birleşmeyecek, buluşamayacak bir daha gözlerimiz, ayni <br />
buruk gülümseyişle aralanamayacak dudaklarımız. Belki de seni tekrar gördüğümde gözlerinde bana ait hiç bir iz kalmamış olacak. Parmakların tenimin tadını unutmuş ve ben de iyice içime gömmüş olacağım dokunuşunun sihrini. <br />
<br />
Ayrı taraflarında olacağız yolun, dokunmak bizim gücümüzün dışında bir düş olacak. Engeller olacak aramızda; insanlardan, verilmiş sözlerden, anıların hoyratlığından oluşan engeller. Onları asmak ya da asmayı denemek bile acının adi olacak. <br />
<br />
Biliyorum; birlikte pek çok şeyi asabilirdik biz. Her şeye yeni bir yüz <br />
giydirip, sesleri müzikle bezeyebilirdik. Çünkü aramızda başka benlikler, kirik dökük başka asklar olduğu halde dokunabilmiştik birbirimizin özüne yine de... <br />
<br />
Bir gün geriye dönüp baktığımda tutunacak tek bir dal, dayanıp güç alabileceğim hiç bir ani göremesem de ellerinin sıcaklığı hala geziniyor olacak saçlarımda.Bir tek iste o dokunuşun büyüsü kaybolmayacak asla... Biliyorum. <br />
<br />
Neden böyle olmasını istedik neden??<br />
</div></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Neden Böyle Olmasını İstedik<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;"><div align="justify">Doğru yerden başlayamadık biz, beraber yürüyebileceğimiz yolun başlangıç noktasını bulamadık. Ortasından daldık yola, bir anlık bir mutluluk, bütün bir yaşama yetebilecek bir umut yaşadık... <br />
<br />
Ama hayat tek bir hamleyle bizi yolun farklı taraflarına atıverdi iste. Sona ulaşamadan; ellerimiz bomboş, dudaklarımızda çocukça bir gülümseme kalakaldık yolun kenarındaki çorak topraklarda. Oysa birbirimize yağmur olabilirdik biliyorum. Çok şey olabilirdik birbirimize; daha az yıkılmış olsaydık, yolun basını bulabilmiş olsaydık. <br />
<br />
Şimdi yanımda olsaydın; dudaklarınla silerdin gözlerimdeki yıldızları, ellerinle ay olurdun geceme biliyorum... Ellerimiz bir daha asla birleşmeyecek, buluşamayacak bir daha gözlerimiz, ayni <br />
buruk gülümseyişle aralanamayacak dudaklarımız. Belki de seni tekrar gördüğümde gözlerinde bana ait hiç bir iz kalmamış olacak. Parmakların tenimin tadını unutmuş ve ben de iyice içime gömmüş olacağım dokunuşunun sihrini. <br />
<br />
Ayrı taraflarında olacağız yolun, dokunmak bizim gücümüzün dışında bir düş olacak. Engeller olacak aramızda; insanlardan, verilmiş sözlerden, anıların hoyratlığından oluşan engeller. Onları asmak ya da asmayı denemek bile acının adi olacak. <br />
<br />
Biliyorum; birlikte pek çok şeyi asabilirdik biz. Her şeye yeni bir yüz <br />
giydirip, sesleri müzikle bezeyebilirdik. Çünkü aramızda başka benlikler, kirik dökük başka asklar olduğu halde dokunabilmiştik birbirimizin özüne yine de... <br />
<br />
Bir gün geriye dönüp baktığımda tutunacak tek bir dal, dayanıp güç alabileceğim hiç bir ani göremesem de ellerinin sıcaklığı hala geziniyor olacak saçlarımda.Bir tek iste o dokunuşun büyüsü kaybolmayacak asla... Biliyorum. <br />
<br />
Neden böyle olmasını istedik neden??<br />
</div></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aklına Gelmek İstiyorum]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=474</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 08:46:03 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=474</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Aklına Gelmek İstiyorum</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Aklına Gelmek İstiyorum<br />
Çok şey olacağını sandığım ama hiçbir şey <br />
olmayacağını bildiğim halde, aklına gelmek istiyorum. <br />
Bir şarkının sözünde hatırladığında olabilir. Bir yazıdan çok sıkılıp, bitiremediğin bir anda da. Bilmem ki, bir arkadaşının hakkımda bahsetmesi. Bir televizyon programı. <br />
Ama gelmeliyim işte, bilmem ki, anlatabiliyor muyum? Anlamıyorsundur. Çünkü insan beyninde yaşatır, beyninde öldürür. Beyninde öldürdüğün şeyleri, bilinçaltında da öldürürsün. Ne kadar derinlere hapsedersen, kazıması ne kadar uzun sürerse, yerinden çıkartmak da o kadar zor olur. Şimdi anlıyor musun? <br />
Gelmeliyim çünkü, bütün gün “nerdedir” diye düşündüğün birinin seni düşünmediğini düşünmek, bazen çok zor. Bazen çok imkansız. Bazen “olmaz artık” gibi gelse de,<br />
bazen kocaman umutlarla kurduğun; “kesin geliyordur” cümlesi gibi. Bittiğine kesin gözle bakarak inandığın bir şeyi yeniden başlatmak, imkansız gözükebilir. Çok zor olabilir. Hatta istediğim hiç olmayabilir. Ama, birinin aklına geldiğini bilmek, bunu bilerek “Yine de”yle başlayan cümleler kurarak mutlu olmak, inan bir insanı çok mutlu eder. Öyle mutlu eder ki, bunları düşündürmek, bunları yazmak zorunda bıraktırtmaz.<br />
Bu yüzden aklına gelmek istiyorum. Bu yüzden, aklına geliyorsam; artık hiç çıkmamak istiyorum. <br />
</span></span><br />
<span style="font-size: xx-small;"><span style="color: #DCDCDC;"><br />
Sevgiliye Sitem Dolu Mektup, 2015 Sitem Mektupları, Sevgiliye Sitem, Sitemli Mektuplar</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Aklına Gelmek İstiyorum</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Aklına Gelmek İstiyorum<br />
Çok şey olacağını sandığım ama hiçbir şey <br />
olmayacağını bildiğim halde, aklına gelmek istiyorum. <br />
Bir şarkının sözünde hatırladığında olabilir. Bir yazıdan çok sıkılıp, bitiremediğin bir anda da. Bilmem ki, bir arkadaşının hakkımda bahsetmesi. Bir televizyon programı. <br />
Ama gelmeliyim işte, bilmem ki, anlatabiliyor muyum? Anlamıyorsundur. Çünkü insan beyninde yaşatır, beyninde öldürür. Beyninde öldürdüğün şeyleri, bilinçaltında da öldürürsün. Ne kadar derinlere hapsedersen, kazıması ne kadar uzun sürerse, yerinden çıkartmak da o kadar zor olur. Şimdi anlıyor musun? <br />
Gelmeliyim çünkü, bütün gün “nerdedir” diye düşündüğün birinin seni düşünmediğini düşünmek, bazen çok zor. Bazen çok imkansız. Bazen “olmaz artık” gibi gelse de,<br />
bazen kocaman umutlarla kurduğun; “kesin geliyordur” cümlesi gibi. Bittiğine kesin gözle bakarak inandığın bir şeyi yeniden başlatmak, imkansız gözükebilir. Çok zor olabilir. Hatta istediğim hiç olmayabilir. Ama, birinin aklına geldiğini bilmek, bunu bilerek “Yine de”yle başlayan cümleler kurarak mutlu olmak, inan bir insanı çok mutlu eder. Öyle mutlu eder ki, bunları düşündürmek, bunları yazmak zorunda bıraktırtmaz.<br />
Bu yüzden aklına gelmek istiyorum. Bu yüzden, aklına geliyorsam; artık hiç çıkmamak istiyorum. <br />
</span></span><br />
<span style="font-size: xx-small;"><span style="color: #DCDCDC;"><br />
Sevgiliye Sitem Dolu Mektup, 2015 Sitem Mektupları, Sevgiliye Sitem, Sitemli Mektuplar</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sana Gitme Diyemediğim Zaman]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=473</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 08:42:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=473</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Sana Gitme Diyemediğim Zaman</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek. Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telini ve güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca. <br />
Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda.<br />
Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar estiüşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan...<br />
inanmamıştım çünküinanamadım gittiğineher zamanki gibiyeniden geleceğini sanmıştı yüreğim<br />
şimdi hala gözlerim de o anyüreğim de o acı.........<br />
ama senyoksungelmiyorsun.....<br />
ve biliyorumhiç bir zaman da gelmeyeceksin.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #DCDCDC;"><span style="font-size: xx-small;">Sevgiliye Sitem Dolu Mektup, 2014 Sitem Mektupları, Sevgiliye Sitem, Sitemli Mektuplar<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Sana Gitme Diyemediğim Zaman</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Sana gitme diyemediğim zaman; gözlerine baktım ağlamaklı ve çaresizce. Belki anlar anlar da gitmez diyen bir umutla. Ellerin kayarken ellerimden yavaşça seni seviyorum dedim sessizce belki de vaz geçip yanımda kalmanı bekleyerek. Sararken kolların beni yavaşça kokluyordum saçının her telini ve güzel tenini unutmak istemezcesine. Verirken bana son buseni akıyordu gözlerimden yaşlar usulca. <br />
Sana gitme diyemediğim zaman; ağlıyordum önce sessizce bir köşede dönecek diyen bir umutla. Gözyaşlarımı akıtırken gönlüme ılık ılık başımı kaldırıp bir daha baktım ardından belkide geri dönmeni bekleyerek. Düşerken kar taneleri kirpiklerime hayalin vardı gözlerimde ve hala kokunu duyuyordum esen rüzgarda. Fırtınalar eserken ardından son busenin sıcaklığı duruyordu yanağımda.<br />
Sana gitme diyemediğim zaman; bir yanlızlık resmi çizildi önce. Sonra hafiften bir rüzgar estiüşümeye başladı ellerim senin yokluğunu hatırlatırcasına. Bir buruk ses vardı hala kulağımda sevda türküleri söyleyerek rüzgarın uğultusuna karışan. Sessizce sallarken elimi ardından bir küçük tebessüm belirdi yüzümde bu son vedaya aldırmayan...<br />
inanmamıştım çünküinanamadım gittiğineher zamanki gibiyeniden geleceğini sanmıştı yüreğim<br />
şimdi hala gözlerim de o anyüreğim de o acı.........<br />
ama senyoksungelmiyorsun.....<br />
ve biliyorumhiç bir zaman da gelmeyeceksin.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #DCDCDC;"><span style="font-size: xx-small;">Sevgiliye Sitem Dolu Mektup, 2014 Sitem Mektupları, Sevgiliye Sitem, Sitemli Mektuplar<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beni Bıraktığın Yerde Yaşıyorum Seni]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=472</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 08:39:17 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=472</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Beni Bıraktığın Yerde Yaşıyorum Seni<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Yine aynı yerden yazıyorum sana... Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?<br />
Giden unutulurmuş bebeğim.. Ben unutamadım gidişinden sonra çok ağladım sensizliğe dayanamadım sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep sana yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var çok sevdaları anlatan yazılar hepsi sana...<br />
Aslında sen unutulursun gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar... Unutmaya çalışırken hatırlana o anlar.. Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye... Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi... Bana o kadar şey öğrettin ki beni baştan yaratan sen oldun. Şimdi nasıl unutayım kendime baktıkça hatırlıyorum seni...<br />
<br />
Şimdi seni çok özlüyorum çok...ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde...gözünde arkada olmasın sevdiğim beni bıraktığın yerde yaşıyorum seni... Sensizlikte zor çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana... Daha neler neler öğrettin... Tek başıma yaşayabileceğim bir aşk bıraktın bana...<br />
Sen bana güzelliği doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın.<br />
Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum yüzünü görmesem de rahatlıyorum. Sana bir defa sıkıca sarılmak istediğimi söylüyorum. Dayanamayacağını söylüyorsun. Şimdi sensiz yollardayım gelmeyeceğini bilsem de beni bulunmayan bir dürüstlükle sevdiğini ve hep seveceğini biliyorum.... <br />
</span></span><br />
<br />
<span style="color: #DCDCDC;"><span style="font-size: xx-small;">Sevgiliye Sitem Dolu Mektup, 2014 Sitem Mektupları, Sevgiliye Sitem, Sitemli Mektuplar</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Beni Bıraktığın Yerde Yaşıyorum Seni<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Yine aynı yerden yazıyorum sana... Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?<br />
Giden unutulurmuş bebeğim.. Ben unutamadım gidişinden sonra çok ağladım sensizliğe dayanamadım sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep sana yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var çok sevdaları anlatan yazılar hepsi sana...<br />
Aslında sen unutulursun gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar... Unutmaya çalışırken hatırlana o anlar.. Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye... Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi... Bana o kadar şey öğrettin ki beni baştan yaratan sen oldun. Şimdi nasıl unutayım kendime baktıkça hatırlıyorum seni...<br />
<br />
Şimdi seni çok özlüyorum çok...ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde...gözünde arkada olmasın sevdiğim beni bıraktığın yerde yaşıyorum seni... Sensizlikte zor çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana... Daha neler neler öğrettin... Tek başıma yaşayabileceğim bir aşk bıraktın bana...<br />
Sen bana güzelliği doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın.<br />
Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum yüzünü görmesem de rahatlıyorum. Sana bir defa sıkıca sarılmak istediğimi söylüyorum. Dayanamayacağını söylüyorsun. Şimdi sensiz yollardayım gelmeyeceğini bilsem de beni bulunmayan bir dürüstlükle sevdiğini ve hep seveceğini biliyorum.... <br />
</span></span><br />
<br />
<span style="color: #DCDCDC;"><span style="font-size: xx-small;">Sevgiliye Sitem Dolu Mektup, 2014 Sitem Mektupları, Sevgiliye Sitem, Sitemli Mektuplar</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Seni Yeniden Deliler Gibi Sevmemem İçin Şans Dile]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=471</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 08:35:36 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=471</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF0000;">Seni Yeniden Deliler Gibi Sevmemem İçin Şans Dile</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye galiba böyle de başarabilirim... "Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... " Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere seni beynimdeiçimde bitirerek yazıyorum yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben sendensevginden vazgeçmek istiyorum. Yine senden habersiz... Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz... Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "birtanemmm" olmuştun sen... Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni Sen canımdın! Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di.... "Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı... İstiklal'e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı.... Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye... Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi... Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım... Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!<br />
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek ismini duyduğumda içimin titreyipgözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu...Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümekyeni çıkan filmleri birlikte izlemek saatlerce sana sarılı kalmaksadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!<br />
<br />
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım! Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarımağlamalarım özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi... Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdiğimden hiç bahsetmeseydim…<br />
<br />
Sen Beni hiç sevmedin!<br />
<br />
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!<br />
<br />
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.<br />
<br />
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...<br />
<br />
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!<br />
<br />
Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa ben İstiklal'de ıslanıyor olacağım Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu<br />
<br />
arıyor olacağım Ne zaman bir havuz görsem kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...<br />
<br />
Ben Kaybettim...<br />
<br />
Sen Kazandın!<br />
<br />
Artık sesimi duymayacaksın...<br />
<br />
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Gelmedin!<br />
<br />
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum... Ben artık gidiyorum canım…….<br />
<br />
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF0000;">Seni Yeniden Deliler Gibi Sevmemem İçin Şans Dile</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye galiba böyle de başarabilirim... "Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... " Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere seni beynimdeiçimde bitirerek yazıyorum yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben sendensevginden vazgeçmek istiyorum. Yine senden habersiz... Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz... Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "birtanemmm" olmuştun sen... Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni Sen canımdın! Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di.... "Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı... İstiklal'e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı.... Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye... Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi... Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım... Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!<br />
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek ismini duyduğumda içimin titreyipgözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu...Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümekyeni çıkan filmleri birlikte izlemek saatlerce sana sarılı kalmaksadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!<br />
<br />
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım! Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarımağlamalarım özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi... Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdiğimden hiç bahsetmeseydim…<br />
<br />
Sen Beni hiç sevmedin!<br />
<br />
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!<br />
<br />
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.<br />
<br />
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...<br />
<br />
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!<br />
<br />
Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa ben İstiklal'de ıslanıyor olacağım Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu<br />
<br />
arıyor olacağım Ne zaman bir havuz görsem kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...<br />
<br />
Ben Kaybettim...<br />
<br />
Sen Kazandın!<br />
<br />
Artık sesimi duymayacaksın...<br />
<br />
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Gelmedin!<br />
<br />
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum... Ben artık gidiyorum canım…….<br />
<br />
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ben Seni Gerçekten Sevmiştim.]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=469</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 08:16:42 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=469</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Ben Seni Gerçekten Sevmiştim</span></span></span><br />
<br />
<div align="justify"><div align="justify"><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Şu anda içimin ezildiğini hissedebiliyorum. Kalbimin paramparça olduğunu da..ne kadar umutlanmıştım oysa elimi tutacağın için. Hiç bırakmayacaksın sanmıştım. Artık yitirmeye başladığım senli hayallerimi canlandırmıştın. <br />
<br />
Bilerek mi yaptın bilmiyorum. Kim bilir belki de amacın beni böyle öldürmek !! Ne de olsa sana küsemem öyle değil mi ? Canımı ne kadar yakarsan yak senden vazgeçemeyeceğimi düşündüğün için bu umursamaz hallerin. En büyük silahında seni görmemi engellemek ! İşte bunu yaptığın zaman yıkılıyorum biliyorsun. İçten içe yüreğimi öldürüyorsun. Hani desen ki 'Ben seni asla sevmeyeceğim benden umudu kes! Yolun açık olsun..' belki bu kadar zor gelmeyecek vazgeçmek senden hayallerimden. Ama sen ışıkları bir kapatıp bir açınca çıldırıyorum !Anlamıyor musun sen sustukça daha çok bağırıyor umutlarım !! Sen benden gittikçe daha çok kanıyor yaralarım. Seni görmemekte tuzu oluyor yaralarımın ! <br />
<br />
Ama artık dayanacak gücüm kalmadı. Artık sevgini yenmeliyim. Çünkü bu aşka vereceğim bir yudum gururum kalmadı. Hepsini senin uğruna tükettim. Peki Sonuç ? Kendi yüzüme bakamaz oldum. Oysa bir damlacık sevgiydi senden istediğim. Olmadı ve olmayacak.. <br />
<br />
Senin için bir şey değiştirir mi bilmiyorum ama ben gidiyorum. Zaten olmadığım hayatından çıkıyorum. Elveda demeden önce bir şeyi bilmeni isterim. Ben seni gerçekten sevmiştim. <br />
</span></span></div></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Ben Seni Gerçekten Sevmiştim</span></span></span><br />
<br />
<div align="justify"><div align="justify"><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Şu anda içimin ezildiğini hissedebiliyorum. Kalbimin paramparça olduğunu da..ne kadar umutlanmıştım oysa elimi tutacağın için. Hiç bırakmayacaksın sanmıştım. Artık yitirmeye başladığım senli hayallerimi canlandırmıştın. <br />
<br />
Bilerek mi yaptın bilmiyorum. Kim bilir belki de amacın beni böyle öldürmek !! Ne de olsa sana küsemem öyle değil mi ? Canımı ne kadar yakarsan yak senden vazgeçemeyeceğimi düşündüğün için bu umursamaz hallerin. En büyük silahında seni görmemi engellemek ! İşte bunu yaptığın zaman yıkılıyorum biliyorsun. İçten içe yüreğimi öldürüyorsun. Hani desen ki 'Ben seni asla sevmeyeceğim benden umudu kes! Yolun açık olsun..' belki bu kadar zor gelmeyecek vazgeçmek senden hayallerimden. Ama sen ışıkları bir kapatıp bir açınca çıldırıyorum !Anlamıyor musun sen sustukça daha çok bağırıyor umutlarım !! Sen benden gittikçe daha çok kanıyor yaralarım. Seni görmemekte tuzu oluyor yaralarımın ! <br />
<br />
Ama artık dayanacak gücüm kalmadı. Artık sevgini yenmeliyim. Çünkü bu aşka vereceğim bir yudum gururum kalmadı. Hepsini senin uğruna tükettim. Peki Sonuç ? Kendi yüzüme bakamaz oldum. Oysa bir damlacık sevgiydi senden istediğim. Olmadı ve olmayacak.. <br />
<br />
Senin için bir şey değiştirir mi bilmiyorum ama ben gidiyorum. Zaten olmadığım hayatından çıkıyorum. Elveda demeden önce bir şeyi bilmeni isterim. Ben seni gerçekten sevmiştim. <br />
</span></span></div></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dilden Kalbe Sitem]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=397</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jan 2015 07:42:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=397</guid>
			<description><![CDATA[Bu kalp, ne laf anlamaz, kafasının dikine giden bir organdır. <br />
 Vücudumdaki her noktaya söz geçiriyorum, <br />
 kalp hariç! Terörist ruhlu bir uzuv, yakında diğer organlarımı da kandıracak, <br />
 birlik olup özgürlüklerini ilan edecekler ondan korkuyorum. <br />
<br />
 Ne söylersem tersini yapıyor. İbret olsun diye, <br />
 Taksim Meydanı’nda sallandıracaksın bunun gibi kalpleri, <br />
 bak bir daha yapıyorlar mı? <br />
Sakın sevme diye üstüne basa basa söylediğim kim varsa, <br />
 hep gidip onlara aşık oldu. <br />
<br />
 Gözlerim görüyor, gördüğünü yorumlasın diye aklıma ulaştırıyor. <br />
 Akıl süzgecinden çıkan düşünce, <br />
 ruhumu uyarıyor: ‘Dikkat! Bu adam senin kalemin, aman uzak dur, çarpılırsın!’ Ruhum da bunu kalbime yolluyor. <br />
 Buraya kadar sorun yok, anarşi yüreğimde başlıyor. <br />
 Sanki ona demişler ki, git kollarına atıl! Nasıl bir hızlı çarpmaktır, <br />
 nasıl bir heyecandır sormayın gitsin. <br />
 Engellemeye çalışıyorum ama tutabilene aşk olsun! <br />
 Tutamayınca zaten aşk oluyor. <br />
<br />
İşin kötüsü, sevme dediğim adamların tarzları da aynı, <br />
en azından önceki yaşadıklarından ders al değil mi? <br />
 Ama nerede? Hayır, neyine güveniyorsun ki? <br />
 Sen, eni konu 250 gramlık bir et parçasısın. <br />
 Yemek diye koysam karın doyurmazsın. <br />
 Küçücük halinle kime kafa tutuyorsun? <br />
<br />
 Ayrıca çabuk kırılırsın, nazlısın, incinirsin. <br />
<br />
 Bazen içimden, elimle göğsümü yırtarak açıp, <br />
şu kalbi söküp atmak geliyor. <br />
 Ayrıca ona sevme diyen yok ki, doğru dürüst adamları seç, <br />
 onları sev diyorum. Yok! Nerede rahatsız, sorunlu tip var, <br />
 gider bulur. Dünyayı o kurtaracak ya! <br />
 Sonra onu kim kurtaracak, orası muamma, sorsanız ne olacak der? <br />
 Aşk için her şeye değer, her acı çekilir der. <br />
 Sanki acıyı tek başına çekiyor. <br />
<br />
 Sen sadece ağrıyorsun, bu arada bütün vücut seninle beraber kahrediyor. Burnun direği sızlıyor. <br />
 Gözlerden kanayana kadar yaş akıyor. <br />
 Akıl fonksiyonlarını kaybediyor. Doğru düşünüp, mantıklı karar alamıyor. Ruh desen depresyonda, bünye çöküyor. <br />
 Dilde bile tat alma duygusu kayboluyor. <br />
 Hayatın bütün bağları kopuyor. <br />
 Sonra toparla bakalım toparlayabilirsen. <br />
 Zaman geçiyor bu arada, günler, aylar, <br />
 mevsimler su gibi akıyor. <br />
 Dışarıda yaşam durup seni beklemiyor ki! <br />
<br />
 Ne desem olmuyor. Ne söylesem kar etmiyor. <br />
 Bu kalp işi çok zor. Gönül gideceği yolu kendi seçiyor. <br />
 Akıl, fikir, el, ayak, ne varsa peşinden sürükleniyor. <br />
 Hepimiz harap oluyoruz anlayacağınız. <br />
 Zaten bu son şansı, umarım bu defa doğru kişiyi seçmiştir. <br />
<br />
 Yemin ediyorum, yine aynı yangına tutulursa; durdururum bu kalbi bir gece yarısı içimde!..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu kalp, ne laf anlamaz, kafasının dikine giden bir organdır. <br />
 Vücudumdaki her noktaya söz geçiriyorum, <br />
 kalp hariç! Terörist ruhlu bir uzuv, yakında diğer organlarımı da kandıracak, <br />
 birlik olup özgürlüklerini ilan edecekler ondan korkuyorum. <br />
<br />
 Ne söylersem tersini yapıyor. İbret olsun diye, <br />
 Taksim Meydanı’nda sallandıracaksın bunun gibi kalpleri, <br />
 bak bir daha yapıyorlar mı? <br />
Sakın sevme diye üstüne basa basa söylediğim kim varsa, <br />
 hep gidip onlara aşık oldu. <br />
<br />
 Gözlerim görüyor, gördüğünü yorumlasın diye aklıma ulaştırıyor. <br />
 Akıl süzgecinden çıkan düşünce, <br />
 ruhumu uyarıyor: ‘Dikkat! Bu adam senin kalemin, aman uzak dur, çarpılırsın!’ Ruhum da bunu kalbime yolluyor. <br />
 Buraya kadar sorun yok, anarşi yüreğimde başlıyor. <br />
 Sanki ona demişler ki, git kollarına atıl! Nasıl bir hızlı çarpmaktır, <br />
 nasıl bir heyecandır sormayın gitsin. <br />
 Engellemeye çalışıyorum ama tutabilene aşk olsun! <br />
 Tutamayınca zaten aşk oluyor. <br />
<br />
İşin kötüsü, sevme dediğim adamların tarzları da aynı, <br />
en azından önceki yaşadıklarından ders al değil mi? <br />
 Ama nerede? Hayır, neyine güveniyorsun ki? <br />
 Sen, eni konu 250 gramlık bir et parçasısın. <br />
 Yemek diye koysam karın doyurmazsın. <br />
 Küçücük halinle kime kafa tutuyorsun? <br />
<br />
 Ayrıca çabuk kırılırsın, nazlısın, incinirsin. <br />
<br />
 Bazen içimden, elimle göğsümü yırtarak açıp, <br />
şu kalbi söküp atmak geliyor. <br />
 Ayrıca ona sevme diyen yok ki, doğru dürüst adamları seç, <br />
 onları sev diyorum. Yok! Nerede rahatsız, sorunlu tip var, <br />
 gider bulur. Dünyayı o kurtaracak ya! <br />
 Sonra onu kim kurtaracak, orası muamma, sorsanız ne olacak der? <br />
 Aşk için her şeye değer, her acı çekilir der. <br />
 Sanki acıyı tek başına çekiyor. <br />
<br />
 Sen sadece ağrıyorsun, bu arada bütün vücut seninle beraber kahrediyor. Burnun direği sızlıyor. <br />
 Gözlerden kanayana kadar yaş akıyor. <br />
 Akıl fonksiyonlarını kaybediyor. Doğru düşünüp, mantıklı karar alamıyor. Ruh desen depresyonda, bünye çöküyor. <br />
 Dilde bile tat alma duygusu kayboluyor. <br />
 Hayatın bütün bağları kopuyor. <br />
 Sonra toparla bakalım toparlayabilirsen. <br />
 Zaman geçiyor bu arada, günler, aylar, <br />
 mevsimler su gibi akıyor. <br />
 Dışarıda yaşam durup seni beklemiyor ki! <br />
<br />
 Ne desem olmuyor. Ne söylesem kar etmiyor. <br />
 Bu kalp işi çok zor. Gönül gideceği yolu kendi seçiyor. <br />
 Akıl, fikir, el, ayak, ne varsa peşinden sürükleniyor. <br />
 Hepimiz harap oluyoruz anlayacağınız. <br />
 Zaten bu son şansı, umarım bu defa doğru kişiyi seçmiştir. <br />
<br />
 Yemin ediyorum, yine aynı yangına tutulursa; durdururum bu kalbi bir gece yarısı içimde!..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sessizce Sitem]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=348</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jan 2015 02:13:01 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=348</guid>
			<description><![CDATA[SESSİZCE SİTEM <br />
<br />
Bazen dökülmek ister insan, <br />
İçinden dışına... <br />
 Kusmak ister harflere, <br />
 Çığlık çığlığa... <br />
<br />
 Belki anlatır, belki de anlatamaz.. Lakin arınır.. Ve bu herşeye değer.. <br />
<br />
 Bazen içine gömülmek ister insan, <br />
 Unutmayı <br />
Yok olmayı <br />
Ses olmamayı düşler.. <br />
<br />
 Olur ya da olmaz.. Boğulur kocaman harflerle.. Ve düşer kendinden.. <br />
<br />
 Bazen gider insan, <br />
 Gittiğini bilmeden <br />
 Yokluğunu anlamadan <br />
 Kendinden! <br />
<br />
 Oysa her yol kendisine çıkar.. Ve kaldığı yerden devam eder ‘’hayat’’.. Vurdumduymaz.. <br />
<br />
 Bazen susmak ister insan, <br />
 Hüzün kokan gecelerde <br />
 Yalnızlığı taşıyan gözlerde <br />
 Issız gülüşlerde.. <br />
<br />
 Hiç düşünmeden.. Tüm bildiklerini yok sayarak.. Hayatın içinde kaybolmayı seçer.. <br />
<br />
 Ve çoğu zaman beklememek ister insan, <br />
-ki istemediği kadar da bekler. <br />
 Sonunu bildiği bir yalnızlığa sığınır, <br />
 Sadece susarak.. <br />
<br />
 Zamansa en son gülendir bu oyunda! <br />
 Değişmeyen galip.. <br />
<br />
 ''İçi-dışı yorgun varlığımın.. <br />
<br />
 Dilsiz.. <br />
<br />
 Ağır.'' <br />
<br />
(Alıntı)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SESSİZCE SİTEM <br />
<br />
Bazen dökülmek ister insan, <br />
İçinden dışına... <br />
 Kusmak ister harflere, <br />
 Çığlık çığlığa... <br />
<br />
 Belki anlatır, belki de anlatamaz.. Lakin arınır.. Ve bu herşeye değer.. <br />
<br />
 Bazen içine gömülmek ister insan, <br />
 Unutmayı <br />
Yok olmayı <br />
Ses olmamayı düşler.. <br />
<br />
 Olur ya da olmaz.. Boğulur kocaman harflerle.. Ve düşer kendinden.. <br />
<br />
 Bazen gider insan, <br />
 Gittiğini bilmeden <br />
 Yokluğunu anlamadan <br />
 Kendinden! <br />
<br />
 Oysa her yol kendisine çıkar.. Ve kaldığı yerden devam eder ‘’hayat’’.. Vurdumduymaz.. <br />
<br />
 Bazen susmak ister insan, <br />
 Hüzün kokan gecelerde <br />
 Yalnızlığı taşıyan gözlerde <br />
 Issız gülüşlerde.. <br />
<br />
 Hiç düşünmeden.. Tüm bildiklerini yok sayarak.. Hayatın içinde kaybolmayı seçer.. <br />
<br />
 Ve çoğu zaman beklememek ister insan, <br />
-ki istemediği kadar da bekler. <br />
 Sonunu bildiği bir yalnızlığa sığınır, <br />
 Sadece susarak.. <br />
<br />
 Zamansa en son gülendir bu oyunda! <br />
 Değişmeyen galip.. <br />
<br />
 ''İçi-dışı yorgun varlığımın.. <br />
<br />
 Dilsiz.. <br />
<br />
 Ağır.'' <br />
<br />
(Alıntı)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevgiliye Sitem Mektupları]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=347</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jan 2015 02:11:51 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=347</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><img src="http://img911.imageshack.us/img911/6633/Gtv6w1.jpg" border="0" alt="Gtv6w1.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>
Susuyorsun Devam Et.. <br />
<br />
Bir zamanlar seni bir uçurumun kıyısından tuttuğumu ve kurtardığımı söylerdin. <br />
<br />
 Buna karşılık, ne söyleyeceğini bilemeyen bir insanın, sol yanı şenlenen kadın rolünü oynuyordum.Yaşadıklarından inatla ders almaya çalışan, her şeye rağmen sevgiye olan inancını yitirmemiş, kıyısından deli, ucundan çocuk, gözleri denize girince yeşile çalan küçük bir kadının tatlı tesellisiydi belki de güzel sözler duymak. Seni gerçekten de kurtardığıma inandırmıştın beni... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Her güzel başlayan aşklar gibi şendik, heyecanlıydık, beklemedeydik. Görüşebileceğimiz zamanların ayarlamalarında, duvarlara çentik atan mahkumlar gibiydik. Korkularını ilk yenen sen oldun, sen akıttın dudaklarından “seni çok seviyorum” kelimelerini. Bense yaşadıklarını ve hatalarını tekrarlamak istemeyen ama yine de konuşmak için çıldırasıya tetikte duran telaşlı bir yürektim. Her şeye rağmen fazla bekletmedim seni. Bir gün, beklediğim ama hiç ummadığım bir anda sana boşaldı dudaklarım; ''seni seviyorum'' diye... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Bedenimden önce beynimi tahrik eden bir adamın şarkısını dinliyordum. Bu yüzden ilk karşılaşmamız, tedirgin iki insanın karşılaşması gibi değildi. Küçük bir otel odasındaydık. Her şeye rağmen, yaşadıklarına tez, utangaç bir profil çiziyordum, ama seni seviyordum. İlk defa sen dokundun dudaklarıma. Yüreğim yerinden çıkacak gibiydi. Yüreğim yerinden çıktı, sen yerleştirdin. Küçük bir otel odasıydı, şirindi ve belki de en güzeli pencerelerini açınca karşımızda Midilli’yi görmemizdi. Yağmur sularının ninnisinde seviştik seninle, balıkçı motorlarının makamında. Özlemlerimi koynunda uyuttum ve sabahın ışıkları vururken bedenlerimize, <br />
<br />
 uyurken seyrettiğim yüzünü yüzümde unuttum... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Yazdığın kelimeleri bırak, adresime düşen yüzbinlerce cümleden hiç birine sığdıramadın beni. Yazdığın her satırda bir nehir gibi aktım bilinmezliğine. Başka bir şehirden gökyüzüne gönderdiğin sıcacık kelimeler benim şehrimin denizine düşüyordu ve ben her harfi tek tek çıkartırken derinlerden, parmaklarıma denizin değil yüreğinin mavisi bulaşıyordu. Bütün şiirlerini itinayla saklıyordum ve her aşk’da olası olan bir bitiş ertesinde kullanmak üzere, mahkeme tutanaklarına şiirlerini şahit olarak yazdırabileceğimi biliyordum. Çünkü şiirlerin çığlık çığlığa konuşuyorlardı <br />
<br />
ve ben senin yokluğunla şiirlerinle dertleşiyordum... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
“Bekle” kelimesiyle bitirdiğin her cümleyi virgülle uzattım ve bekleyişlerime sığdırdım düşünü kurduğum geleceğimizi. Suskunluğu her gün daha fazla uzatıyordun ve ben tek başıma yaşıyordum, seninle beraber ellerinden tuttuğumuz ilişkimizi. Giderek uzaklaşıyordun, daha çok susuyordun ve ben bilinmezlerin ortasında senin gerçekte neyin olduğumu öğrenmeye çalışıyordum. Aylar geçiyordu, aramıyordun. Buna karşılık ben de “iyi ki sesin var yoksa bu hasret beni öldürecek” diyen adamın ölüm haberini bekliyor gibiydim. Her şeye rağmen bir şeylere sığınmak ve acılarımdan kurtulmak istiyordum. Ne zaman sana ihtiyacım olsa, “aradığınız aşk’a şu an ulaşılamıyor” diyen kadının mutlu sesi yankılanıyordu kulaklarımda. Sen sorunlarınla uğraşıyordun, bense sessizliğinle, sevdamla ve yalnızlığımla. Sevda, her şeye tek vücutmuş gibi göğüs germekti. Ben bunu biliyordum, böyle seviyordum. Sense girdiğin mağaranın içinden uzattığım yardım elini bile görmüyordun... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Herkes seni soruyordu, selamını veriyordu, iletemiyordum. Hep böyle mi çalıyordu sevdanın çanları. Farklı olduğumu düşündüğün bana bile geçmişimde bıraktığım yaralı sevdalarımı anımsatıyordun. Her şeye rağmen hiçbir kötü sözü yakıştıramadım sana. Giderek çoğalan kırgınlıklarımı itinayla kapatmaya çalıştım. Bir güzel sözün yeterdi belki, bekletirdi, sesimi bile duymadın. Merak edilmeyen bir yürek kaç zaman tutunabilir anıların güler yüzüne! Tutundum, çırpındım düşmemek için. <br />
<br />
 Uçurumun kıyısında bana uzanan elin yoktu, düştüm.. <br />
 Susuyorsun...Devam et...! <br />
<br />
 Bize ait bir çok düşü sen yaratmıştın ve sen yok ettin yine. Birer masal kahramanıydık ve masal olarak kaldık, ilerde çocuklara anlatılmak üzere belki de. Yaşadığım ve yaşattığım hiçbir şey için pişman değilim. Hatta bir de teşekkürüm var sana, kendimi en güzel sevilen kadın gibi hissettirdiğin için. Adı üstünde bir bekleyişti yaşadığım, belki bu da bir düştü, uyandım, baktım ki yoksun, <br />
<br />
 seni düşlerinde bıraktım... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Bir aşk’a kaç aşk sığar diye soruyor bir şair. Ben aşkıma tek aşk sığdırmıştım oysa, bilmeden ismimin bile unutulduğunu. Sorulması gereken sorular tedavülden kalktı, ki zaten cevapları da sana aitti. Sana değil, seninle bir ömrün düşünü kuran kendime yakıştıramadım “hoşça kal” kelimesini. Ama sen, bedeni dar gelse de, almadan fikrimi, elbisesini diktin vedanın. Bana sadece ortada kalmamak için giymek ve gitmek düştü. Ama gitmek değil ki öfkeyle, kırgınlıklarla, acıyla. Kendi özgürlüğüm için bağışladım seni. Yine de, her şeye rağmen merak etmiyor da değilim; içindeki hangi sen gerçekte sevdi beni! Hangi sen haykırdı gökyüzüne, ''sen bende ömürlük olmalısın'' diye! <br />
<br />
 Ve hangi sen bu kadar kayıtsız kalabildi yüreğini konuşturan bir kadının yüreğine! <br />
 Susuyorsun...! Devam et...! <br />
 Susuyorsun... Artık konuşma...!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><img src="http://img911.imageshack.us/img911/6633/Gtv6w1.jpg" border="0" alt="Gtv6w1.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>
Susuyorsun Devam Et.. <br />
<br />
Bir zamanlar seni bir uçurumun kıyısından tuttuğumu ve kurtardığımı söylerdin. <br />
<br />
 Buna karşılık, ne söyleyeceğini bilemeyen bir insanın, sol yanı şenlenen kadın rolünü oynuyordum.Yaşadıklarından inatla ders almaya çalışan, her şeye rağmen sevgiye olan inancını yitirmemiş, kıyısından deli, ucundan çocuk, gözleri denize girince yeşile çalan küçük bir kadının tatlı tesellisiydi belki de güzel sözler duymak. Seni gerçekten de kurtardığıma inandırmıştın beni... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Her güzel başlayan aşklar gibi şendik, heyecanlıydık, beklemedeydik. Görüşebileceğimiz zamanların ayarlamalarında, duvarlara çentik atan mahkumlar gibiydik. Korkularını ilk yenen sen oldun, sen akıttın dudaklarından “seni çok seviyorum” kelimelerini. Bense yaşadıklarını ve hatalarını tekrarlamak istemeyen ama yine de konuşmak için çıldırasıya tetikte duran telaşlı bir yürektim. Her şeye rağmen fazla bekletmedim seni. Bir gün, beklediğim ama hiç ummadığım bir anda sana boşaldı dudaklarım; ''seni seviyorum'' diye... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Bedenimden önce beynimi tahrik eden bir adamın şarkısını dinliyordum. Bu yüzden ilk karşılaşmamız, tedirgin iki insanın karşılaşması gibi değildi. Küçük bir otel odasındaydık. Her şeye rağmen, yaşadıklarına tez, utangaç bir profil çiziyordum, ama seni seviyordum. İlk defa sen dokundun dudaklarıma. Yüreğim yerinden çıkacak gibiydi. Yüreğim yerinden çıktı, sen yerleştirdin. Küçük bir otel odasıydı, şirindi ve belki de en güzeli pencerelerini açınca karşımızda Midilli’yi görmemizdi. Yağmur sularının ninnisinde seviştik seninle, balıkçı motorlarının makamında. Özlemlerimi koynunda uyuttum ve sabahın ışıkları vururken bedenlerimize, <br />
<br />
 uyurken seyrettiğim yüzünü yüzümde unuttum... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Yazdığın kelimeleri bırak, adresime düşen yüzbinlerce cümleden hiç birine sığdıramadın beni. Yazdığın her satırda bir nehir gibi aktım bilinmezliğine. Başka bir şehirden gökyüzüne gönderdiğin sıcacık kelimeler benim şehrimin denizine düşüyordu ve ben her harfi tek tek çıkartırken derinlerden, parmaklarıma denizin değil yüreğinin mavisi bulaşıyordu. Bütün şiirlerini itinayla saklıyordum ve her aşk’da olası olan bir bitiş ertesinde kullanmak üzere, mahkeme tutanaklarına şiirlerini şahit olarak yazdırabileceğimi biliyordum. Çünkü şiirlerin çığlık çığlığa konuşuyorlardı <br />
<br />
ve ben senin yokluğunla şiirlerinle dertleşiyordum... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
“Bekle” kelimesiyle bitirdiğin her cümleyi virgülle uzattım ve bekleyişlerime sığdırdım düşünü kurduğum geleceğimizi. Suskunluğu her gün daha fazla uzatıyordun ve ben tek başıma yaşıyordum, seninle beraber ellerinden tuttuğumuz ilişkimizi. Giderek uzaklaşıyordun, daha çok susuyordun ve ben bilinmezlerin ortasında senin gerçekte neyin olduğumu öğrenmeye çalışıyordum. Aylar geçiyordu, aramıyordun. Buna karşılık ben de “iyi ki sesin var yoksa bu hasret beni öldürecek” diyen adamın ölüm haberini bekliyor gibiydim. Her şeye rağmen bir şeylere sığınmak ve acılarımdan kurtulmak istiyordum. Ne zaman sana ihtiyacım olsa, “aradığınız aşk’a şu an ulaşılamıyor” diyen kadının mutlu sesi yankılanıyordu kulaklarımda. Sen sorunlarınla uğraşıyordun, bense sessizliğinle, sevdamla ve yalnızlığımla. Sevda, her şeye tek vücutmuş gibi göğüs germekti. Ben bunu biliyordum, böyle seviyordum. Sense girdiğin mağaranın içinden uzattığım yardım elini bile görmüyordun... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Herkes seni soruyordu, selamını veriyordu, iletemiyordum. Hep böyle mi çalıyordu sevdanın çanları. Farklı olduğumu düşündüğün bana bile geçmişimde bıraktığım yaralı sevdalarımı anımsatıyordun. Her şeye rağmen hiçbir kötü sözü yakıştıramadım sana. Giderek çoğalan kırgınlıklarımı itinayla kapatmaya çalıştım. Bir güzel sözün yeterdi belki, bekletirdi, sesimi bile duymadın. Merak edilmeyen bir yürek kaç zaman tutunabilir anıların güler yüzüne! Tutundum, çırpındım düşmemek için. <br />
<br />
 Uçurumun kıyısında bana uzanan elin yoktu, düştüm.. <br />
 Susuyorsun...Devam et...! <br />
<br />
 Bize ait bir çok düşü sen yaratmıştın ve sen yok ettin yine. Birer masal kahramanıydık ve masal olarak kaldık, ilerde çocuklara anlatılmak üzere belki de. Yaşadığım ve yaşattığım hiçbir şey için pişman değilim. Hatta bir de teşekkürüm var sana, kendimi en güzel sevilen kadın gibi hissettirdiğin için. Adı üstünde bir bekleyişti yaşadığım, belki bu da bir düştü, uyandım, baktım ki yoksun, <br />
<br />
 seni düşlerinde bıraktım... <br />
 Susuyorsun... Devam et...! <br />
<br />
 Bir aşk’a kaç aşk sığar diye soruyor bir şair. Ben aşkıma tek aşk sığdırmıştım oysa, bilmeden ismimin bile unutulduğunu. Sorulması gereken sorular tedavülden kalktı, ki zaten cevapları da sana aitti. Sana değil, seninle bir ömrün düşünü kuran kendime yakıştıramadım “hoşça kal” kelimesini. Ama sen, bedeni dar gelse de, almadan fikrimi, elbisesini diktin vedanın. Bana sadece ortada kalmamak için giymek ve gitmek düştü. Ama gitmek değil ki öfkeyle, kırgınlıklarla, acıyla. Kendi özgürlüğüm için bağışladım seni. Yine de, her şeye rağmen merak etmiyor da değilim; içindeki hangi sen gerçekte sevdi beni! Hangi sen haykırdı gökyüzüne, ''sen bende ömürlük olmalısın'' diye! <br />
<br />
 Ve hangi sen bu kadar kayıtsız kalabildi yüreğini konuşturan bir kadının yüreğine! <br />
 Susuyorsun...! Devam et...! <br />
 Susuyorsun... Artık konuşma...!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aramızda Aşılmaz Dağlar Var]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=346</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jan 2015 02:08:17 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=346</guid>
			<description><![CDATA[Aramızda Aşılmaz Dağlar Var <br />
<br />
Aramızda aşılmaz dağlar var. Hasret kokusu sinmiş dört <br />
<br />
 duvar arasında senin yanında olan ruhumu seni aşılmazlığı aşmış olduğumu düşünerek nasırlı ellerimle sana sesleniyorum. Senin hiç bir zaman dayanamayacağın feryatlarım sigaramın dumanıyla hasret kokan havaya karışırken bu cansız bedenlerde de bir sır olarak bütünleşiyor. <br />
<br />
İmkansız oldukça tutkulaşıyorsun yüreğimde sana bir ömür boyu imkansızım olmanı söylerken seni yazan nasırlı ellerimi uzattığımda sen ellerimi ellerimden esirgemiş ve imkansız olmayı reddetmiştin!.. Şiirlere hayranlığını sevmiştim; şiirliğini ve sonradan mısralarında yerini sessizce alacağını bilmeden… <br />
<br />
Herkes güzelliğine hayrandı bense senin çocukluğunun maskesinde gizlenen olgunluğuna aşıktım… Hayat denen bu sahnede sana verilen rolü ne kadar iyi oynuyordun… Dilin “yüreğe” değer verdiğimi söylüyordu ruhun ise kalıplaşmış zarfların ve kısır duyguların arasında geziniyordu. Yalanların <br />
 arasında doğruları arıyordun. Seni çok farklı yapan neydi biliyor musun benim yanımda?.. <br />
<br />
 Hayır güzelliğin değil canım; çocukluğundu… Ben asla bir bedende güzelliğe değer vermedim zarfın ikinci planda geliyordu. Benim için her insanda olduğu gibi o zarfın içindeki mektup önemliydi. Seninde o mektubu <br />
 yüreğinle ruhunu birleştirip okumanı çok isterdim. Arayışıma son verme kararını verdiğim anda bir güz akşamında karşıma sen çıktın. <br />
<br />
 Yüreğimde yaşadığım aşkı artık bedenleştirmek istediğimde buna layık olarak seni gördüm. Ama yine aşkı yüreğimde yasamama sebep oldun ve imkansızlaşmayı reddederken aslında imkansızlaştığın farkında bile değildin… Marmara’ya anlattım seni… Seni sadece onunla paylaştım… Göz yaşlarım Marmara’nın <br />
 teninde hayat bulurken Marmara feryat ediyordu kendisi kadar gerçek olan aşkların yitirilişine… <br />
<br />
Kaç aksam seni bekledim… Seni paylaştığım Marmara’nın sevgisine dalgalarıyla köpük köpük anlattığı sahilde kaç yakamozlu geceyi seninle izlemek istedim ama sen yoktun… Gökyüzünde bir yıldız gibiydin benim için… Elimi uzatsam tutacağım kadar yakın geliyordun oysa ki sen benim sevgimden yedi kat uzaktaydın. <br />
<br />
 Gözlerin yasama sevinci veriyordu bana ama artık gözlerine bakmayı yasak etmiştim sırf aşkım yüzünden. Bu zulüm değildiölümün ta kendisiydi… Yine yalnızım iste… Yalnızlığımın soğuğunda hayalinin sıcaklığına <br />
 sarılıyorum… Seni yaşıyorum ve senli rüyalara hayalinle dalıyorum… <br />
<br />
Sana her şeyden üstün olan aşkımı sundum ama sen zamanın değer verdiği yalancı aşkın zehrini gözleri kamaştıran altın kadehlerden içiyorsun. Biliyor musun bitanem seni ilk günden daha fazla aşkla seviyorum. Bir çığ gibi yüreğimde büyüyorsun… <br />
<br />
 (Alıntı)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aramızda Aşılmaz Dağlar Var <br />
<br />
Aramızda aşılmaz dağlar var. Hasret kokusu sinmiş dört <br />
<br />
 duvar arasında senin yanında olan ruhumu seni aşılmazlığı aşmış olduğumu düşünerek nasırlı ellerimle sana sesleniyorum. Senin hiç bir zaman dayanamayacağın feryatlarım sigaramın dumanıyla hasret kokan havaya karışırken bu cansız bedenlerde de bir sır olarak bütünleşiyor. <br />
<br />
İmkansız oldukça tutkulaşıyorsun yüreğimde sana bir ömür boyu imkansızım olmanı söylerken seni yazan nasırlı ellerimi uzattığımda sen ellerimi ellerimden esirgemiş ve imkansız olmayı reddetmiştin!.. Şiirlere hayranlığını sevmiştim; şiirliğini ve sonradan mısralarında yerini sessizce alacağını bilmeden… <br />
<br />
Herkes güzelliğine hayrandı bense senin çocukluğunun maskesinde gizlenen olgunluğuna aşıktım… Hayat denen bu sahnede sana verilen rolü ne kadar iyi oynuyordun… Dilin “yüreğe” değer verdiğimi söylüyordu ruhun ise kalıplaşmış zarfların ve kısır duyguların arasında geziniyordu. Yalanların <br />
 arasında doğruları arıyordun. Seni çok farklı yapan neydi biliyor musun benim yanımda?.. <br />
<br />
 Hayır güzelliğin değil canım; çocukluğundu… Ben asla bir bedende güzelliğe değer vermedim zarfın ikinci planda geliyordu. Benim için her insanda olduğu gibi o zarfın içindeki mektup önemliydi. Seninde o mektubu <br />
 yüreğinle ruhunu birleştirip okumanı çok isterdim. Arayışıma son verme kararını verdiğim anda bir güz akşamında karşıma sen çıktın. <br />
<br />
 Yüreğimde yaşadığım aşkı artık bedenleştirmek istediğimde buna layık olarak seni gördüm. Ama yine aşkı yüreğimde yasamama sebep oldun ve imkansızlaşmayı reddederken aslında imkansızlaştığın farkında bile değildin… Marmara’ya anlattım seni… Seni sadece onunla paylaştım… Göz yaşlarım Marmara’nın <br />
 teninde hayat bulurken Marmara feryat ediyordu kendisi kadar gerçek olan aşkların yitirilişine… <br />
<br />
Kaç aksam seni bekledim… Seni paylaştığım Marmara’nın sevgisine dalgalarıyla köpük köpük anlattığı sahilde kaç yakamozlu geceyi seninle izlemek istedim ama sen yoktun… Gökyüzünde bir yıldız gibiydin benim için… Elimi uzatsam tutacağım kadar yakın geliyordun oysa ki sen benim sevgimden yedi kat uzaktaydın. <br />
<br />
 Gözlerin yasama sevinci veriyordu bana ama artık gözlerine bakmayı yasak etmiştim sırf aşkım yüzünden. Bu zulüm değildiölümün ta kendisiydi… Yine yalnızım iste… Yalnızlığımın soğuğunda hayalinin sıcaklığına <br />
 sarılıyorum… Seni yaşıyorum ve senli rüyalara hayalinle dalıyorum… <br />
<br />
Sana her şeyden üstün olan aşkımı sundum ama sen zamanın değer verdiği yalancı aşkın zehrini gözleri kamaştıran altın kadehlerden içiyorsun. Biliyor musun bitanem seni ilk günden daha fazla aşkla seviyorum. Bir çığ gibi yüreğimde büyüyorsun… <br />
<br />
 (Alıntı)]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>