<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Erdoğmuş Forum - İslami Bilgiler]]></title>
		<link>http://erdogmusnet.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Erdoğmuş Forum - http://erdogmusnet.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 16:38:29 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Şeytan Melek Mi, Cin Mi]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=600</link>
			<pubDate>Sun, 14 Feb 2016 22:16:24 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=600</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;"> </span></span><br />
<div align="center"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;"><img src="http://www.erdogmusnet.com/images/forum-resimleri/karma-resim/seytan-melek-mi.jpg" border="0" alt="seytan-melek-mi.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></div>
<br />
<span style="color: #cc0000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Verdana, Tahoma;"><span style="font-weight: bold;">ŞEYTAN MELEKMİYDİ ?</span></span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;">  </span></span><br />
<br />
<div align="justify"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;">         Yüce Allah âlemleri, gökleri, yeri ve içlerindeki varlıkları, bitkiler, hayvanlar, denizler, dağlar vs. canlı-cansız ne varsa her şeyi yoktan var etmiştir. Var edilenler arasında cinler, melekler ve insanlar da vardır. Her yaratılan varlık Yüce Allahın koyduğu kurallar doğrultusunda verilen görev veya işini yapmakta ve hali üzere Allah’ı tesbih ve takdis etmektedir. <span style="color: #ff0000;">(Hadid 57/1)</span>  </span></span></span></span></div>
<br />
<div align="justify"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;">          İnsan ve cin topluluğu ise Allah’ın koyduğu kurallar ve verilen görevleri yapma ve yapmama konusunda değişik davranışlar sergilemektedirler. <span style="color: #ff0000;">(İnsan 76/3; Cin 72/1-15)</span><br />
<br />
         Halkımız arasında “Şeytan, melekti, meleklerin hocası idi vs.” şeklinde konuşmalar ve inanışlar olduğu görülmektedir. Kur’an-ı Kerimin bir çok suresinde <span style="color: #ff0000;">( A’raf 7/11-25; Hicr 15/28-43; İsrâ 17/61-64; Kehf 18/50-51); Sâd 38/71-85; </span>anlatıldığı gibi, <span style="color: #ff0000;">Bakara suresi 34. Âyetinde</span> de Meleklerin Âdem’e secde etmesi ve İblis’in bu emre karşı gelmesi anlatılmaktadır; Yüce Allah “Meleklere, Âdem’e secde edin” dediğimizde İblis dışındakiler derhal secde ettiler; o direndi, büyüklendi ve kâfirlerden oldu.” buyurmuştur. Bu âyeti okuyan bir kişi İblis’in de meleklerden olduğunu düşünmektedir. Halbuki  “0 cinlerdendi; rabbinin emrinden dışarı çıktı <span style="color: #ff0000;">(Kehf 18/50)</span> âyeti kerimesinde Şeytan’ın cinlerden olduğu bildirilmiştir. O halde Cinler nasıl varlıklardır?<br />
<br />
         Cin, örtmek, örtünmek ve gizli kalmak anlamındaki cenn kökünden türeyen bir isim olup tekili olan cinnî “örtülü ve gizli şey manasına gelir. Terim olarak “duyularla idrak edilemeyen, insanlar gibi şuur ve iradeye sahip bulunan, mü’min ile kâfir gruplarından oluşan varlık türü” anlamına gelir. <span style="color: #ff0000;">(M.Süreyya Şahin, DİA, Cin mad. 8/5)</span>Cinler de insanlar gibi Allaha kulluk yapmak üzere yaratılmıştır. Yüce Allah; “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” <span style="color: #ff0000;">(Zariyat 52/56)</span> buyurmuştur. Kur’anda; İnsanlarda olduğu gibi cinlerde de inanan ve inanmayanların olacağı belirtilmektedir; “Ey Muhammed! De ki: “cinlerden bir topluluğun  Kur’an’ı dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: Biz doğru yolu gösteren, harika bir Kur’an dinledik ve ona inandık; biz Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız” <span style="color: #ff0000;">(Cin 72/1-2);</span> “Andolsun biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık” <span style="color: #ff0000;">(Hicr 15/26)</span>  “Cinleri de daha önce kavurucu bir ateşten yaratmıştık”<span style="color: #ff0000;"> (Hicr 15/27)</span> Rabbin meleklere demişti ki: ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler. Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah: Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni meneden nedir? Böbürlendin mi yoksa yücelerden misin? Dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi Allah: Çık oradan (cennetten)! Sen artık kovulmuş birisin, ceza gününe kadar lânetim senin üzerindedir! buyurdu. <span style="color: #ff0000;">(Sâd 38/71-78)</span>. İblis’in kâfir oluşu yalnız emri yerine getirmemesi değil onu beğenmemesi ve kibirlenerek kendi kıyasıyle eleştirmeye kalkışmasıdır.<span style="color: #ff0000;">( Elmalılı M.Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 1/272).</span><br />
<br />
        Melek, “farklı suretlere girebilen ve duyularla algılanamayan nûrânî varlıklar” şeklinde tarif edilen melek, Kur’an-ı Kerimde ve tevatür derecesine ulaşan hadislerde inanç esasları arasında sayılmaktadır. İnsanlar ve cinlerden farklı olarak nurdan yaratıldıkları nakledilen meleklerin, Âdemin yaratılışından önce mevcut bulundukları ve Allahın hitabına mazhar olup bizzat O’nunla konuştukları anlaşılmaktadır. <span style="color: #ff0000;">(M.Sait Özervarlı, DİA, Melek mad, 29/40) </span><br />
<br />
        Melekler, Allahın emirlerini yerine getiren asla emirlerine karşı gelmeyen ve isyan etmeyen <span style="color: #ff0000;">(Nahl 16/49-50; Tahrim 66/6)</span>, Peygambere salat ve selam getiren <span style="color: #ff0000;">(Ahzap 33/56)</span>, mü’minler için dua ve istiğfar eden <span style="color: #ff0000;">(Mü’min 40/6-7; Şura 42/5)</span> varlıklardır. Meleklerin Ademe secde etmesi, Allahın emrini yerine getirmek üzere Ademe saygı göstermesi bizzat Allaha ibadettir, çünkü asıl mabut yüce yaratıcıdır <span style="color: #ff0000;">(Elmalılı M.Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 1/273)</span><br />
<br />
        Meleklerin arasında bulunan ve onlar Allah’ın emri üzerine Adem’e secde ettikleri halde bu emre karşı koyan iblis’in “melek mi, cin mi?” olduğu konusu tartışılmıştır. Bazı rivayetler yanında özellikle bu âyette geçen “…İblis hariç melekler secde ettiler” ifadesine dayanan bazı tefsirciler onun önde gelen bir melek olduğunu, bu isyandan sonra meleklik vasfını kaybettiğini ve kendisine Allah tarafından farklı özellikler verildiğini ileri sürmüşlerdir. “o, cinlerdendi; rabbinin emrinden dışarı çıktı <span style="color: #ff0000;">(Kehf 18/50)</span> meâlindeki âyeti delil olarak kullanan tefsirciler de İblis’in melek değil, cin türünden olduğunu hatta nasıl Âdem insanlığın babası ise onun da, cinlerin babası olarak yaratıldığını savunmuşlardır. <br />
<br />
       Her ne kadar<span style="color: #ff0000;"> “İblis hariç” </span>şeklindeki istisna, İblis’in meleklerden olduğu kanaatini veriyorsa da, bir toplulukla beraber bulunan, fakat onların cinsinden, türünden olmayan varlıklar için de istisna ifadesi kullanıldığı<span style="color: #ff0000;">(istisna-ı munkatı)</span>, meselâ “koyun sürüsü geldi ancak çoban gelmedi” denildiği, ayrıca meleklerin yaratılış özellikleri arasında “Allahın emrine karşı çıkmamak ve buyurulanı yerine getirmek” <span style="color: #ff0000;">(Tahrim 66/6) </span>vasfının da bulunduğu göz önüne alındığında İblis’in melek türünden olmadığı tesbiti ve yorumu ağır basmaktadır. (1)<br />
<br />
         Netice olarak, Yüce Allah, gökleri, yeri ve içindeki bitki, hayvan gibi varlıkları yarattığı gibi, cinleri, melekleri ve insanları da kendisine ibadet-kulluk yapmaları için yaratmıştır. Ancak gökler, yer, bitki ve hayvanlar kendilerine verilen görevi yerine getirmekte yani kendi hallerince tesbih ve ibadet- kulluk yapmaktadırlar; <span style="color: #ff0000;">(Hadid 57/1: Haşr 59/1; Saf 61/1; Cuma 62/1: Teğabûn 64/1; )</span><br />
<br />
         Melekler de kendilerine verilen görev dışına asla çıkmayan, seçme hürriyeti olmayan varlıklardır. <span style="color: #ff0000;">(Tahrim 66/6)</span>,  İnsanlar ve cinler ise yaratılışları gereği iradeye sahip, seçme hürriyeti olan, iyi veya kötü yolda, iman veya küfür yolunda olabilecek şekilde yaratılmışlar ve imtihana tabi tutulmuşlardır. Yukarıda da anlatıldığı gibi melekler kendilerinde olan vasıflar gereği verilen emri <span style="color: #ff0000;">(Âdeme saygı-secde emrini)</span> hiç tereddütsüz ve fikir yürütmeden yerine getirmişler, fakat cinlerden olan şeytan İblis ise seçme hürriyetini kullanarak emre karşı gelmiş, kibirlenmiş ve kendisinin daha üstün olduğunu dile getirmiş, bu sebeple yüce Allah onu kâfirlerden saymıştır. Anlaşıldığı üzere bir meleğin şeytan-iblis veya kâfir olması mümkün değildir. İblis, melek değil cinlerin kâfir olanıdır. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;">(1) Prof.Dr.Hayreddin Karaman, Prof.Dr.Mustafa Çağrıcı, Prof.Dr. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof.Dr.sadreddin Gümüş, Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları,Ankara 2007, I/105-106.</span></span></span></span></span></div>
<span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;"><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000ff;">Veli Vehbi BARDAKÇI</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000ff;">       İznik Müftüsü</span></span></span></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;"> </span></span><br />
<div align="center"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;"><img src="http://www.erdogmusnet.com/images/forum-resimleri/karma-resim/seytan-melek-mi.jpg" border="0" alt="seytan-melek-mi.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></div>
<br />
<span style="color: #cc0000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Verdana, Tahoma;"><span style="font-weight: bold;">ŞEYTAN MELEKMİYDİ ?</span></span></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;">  </span></span><br />
<br />
<div align="justify"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;">         Yüce Allah âlemleri, gökleri, yeri ve içlerindeki varlıkları, bitkiler, hayvanlar, denizler, dağlar vs. canlı-cansız ne varsa her şeyi yoktan var etmiştir. Var edilenler arasında cinler, melekler ve insanlar da vardır. Her yaratılan varlık Yüce Allahın koyduğu kurallar doğrultusunda verilen görev veya işini yapmakta ve hali üzere Allah’ı tesbih ve takdis etmektedir. <span style="color: #ff0000;">(Hadid 57/1)</span>  </span></span></span></span></div>
<br />
<div align="justify"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;">          İnsan ve cin topluluğu ise Allah’ın koyduğu kurallar ve verilen görevleri yapma ve yapmama konusunda değişik davranışlar sergilemektedirler. <span style="color: #ff0000;">(İnsan 76/3; Cin 72/1-15)</span><br />
<br />
         Halkımız arasında “Şeytan, melekti, meleklerin hocası idi vs.” şeklinde konuşmalar ve inanışlar olduğu görülmektedir. Kur’an-ı Kerimin bir çok suresinde <span style="color: #ff0000;">( A’raf 7/11-25; Hicr 15/28-43; İsrâ 17/61-64; Kehf 18/50-51); Sâd 38/71-85; </span>anlatıldığı gibi, <span style="color: #ff0000;">Bakara suresi 34. Âyetinde</span> de Meleklerin Âdem’e secde etmesi ve İblis’in bu emre karşı gelmesi anlatılmaktadır; Yüce Allah “Meleklere, Âdem’e secde edin” dediğimizde İblis dışındakiler derhal secde ettiler; o direndi, büyüklendi ve kâfirlerden oldu.” buyurmuştur. Bu âyeti okuyan bir kişi İblis’in de meleklerden olduğunu düşünmektedir. Halbuki  “0 cinlerdendi; rabbinin emrinden dışarı çıktı <span style="color: #ff0000;">(Kehf 18/50)</span> âyeti kerimesinde Şeytan’ın cinlerden olduğu bildirilmiştir. O halde Cinler nasıl varlıklardır?<br />
<br />
         Cin, örtmek, örtünmek ve gizli kalmak anlamındaki cenn kökünden türeyen bir isim olup tekili olan cinnî “örtülü ve gizli şey manasına gelir. Terim olarak “duyularla idrak edilemeyen, insanlar gibi şuur ve iradeye sahip bulunan, mü’min ile kâfir gruplarından oluşan varlık türü” anlamına gelir. <span style="color: #ff0000;">(M.Süreyya Şahin, DİA, Cin mad. 8/5)</span>Cinler de insanlar gibi Allaha kulluk yapmak üzere yaratılmıştır. Yüce Allah; “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” <span style="color: #ff0000;">(Zariyat 52/56)</span> buyurmuştur. Kur’anda; İnsanlarda olduğu gibi cinlerde de inanan ve inanmayanların olacağı belirtilmektedir; “Ey Muhammed! De ki: “cinlerden bir topluluğun  Kur’an’ı dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: Biz doğru yolu gösteren, harika bir Kur’an dinledik ve ona inandık; biz Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız” <span style="color: #ff0000;">(Cin 72/1-2);</span> “Andolsun biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık” <span style="color: #ff0000;">(Hicr 15/26)</span>  “Cinleri de daha önce kavurucu bir ateşten yaratmıştık”<span style="color: #ff0000;"> (Hicr 15/27)</span> Rabbin meleklere demişti ki: ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler. Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah: Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni meneden nedir? Böbürlendin mi yoksa yücelerden misin? Dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi Allah: Çık oradan (cennetten)! Sen artık kovulmuş birisin, ceza gününe kadar lânetim senin üzerindedir! buyurdu. <span style="color: #ff0000;">(Sâd 38/71-78)</span>. İblis’in kâfir oluşu yalnız emri yerine getirmemesi değil onu beğenmemesi ve kibirlenerek kendi kıyasıyle eleştirmeye kalkışmasıdır.<span style="color: #ff0000;">( Elmalılı M.Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 1/272).</span><br />
<br />
        Melek, “farklı suretlere girebilen ve duyularla algılanamayan nûrânî varlıklar” şeklinde tarif edilen melek, Kur’an-ı Kerimde ve tevatür derecesine ulaşan hadislerde inanç esasları arasında sayılmaktadır. İnsanlar ve cinlerden farklı olarak nurdan yaratıldıkları nakledilen meleklerin, Âdemin yaratılışından önce mevcut bulundukları ve Allahın hitabına mazhar olup bizzat O’nunla konuştukları anlaşılmaktadır. <span style="color: #ff0000;">(M.Sait Özervarlı, DİA, Melek mad, 29/40) </span><br />
<br />
        Melekler, Allahın emirlerini yerine getiren asla emirlerine karşı gelmeyen ve isyan etmeyen <span style="color: #ff0000;">(Nahl 16/49-50; Tahrim 66/6)</span>, Peygambere salat ve selam getiren <span style="color: #ff0000;">(Ahzap 33/56)</span>, mü’minler için dua ve istiğfar eden <span style="color: #ff0000;">(Mü’min 40/6-7; Şura 42/5)</span> varlıklardır. Meleklerin Ademe secde etmesi, Allahın emrini yerine getirmek üzere Ademe saygı göstermesi bizzat Allaha ibadettir, çünkü asıl mabut yüce yaratıcıdır <span style="color: #ff0000;">(Elmalılı M.Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 1/273)</span><br />
<br />
        Meleklerin arasında bulunan ve onlar Allah’ın emri üzerine Adem’e secde ettikleri halde bu emre karşı koyan iblis’in “melek mi, cin mi?” olduğu konusu tartışılmıştır. Bazı rivayetler yanında özellikle bu âyette geçen “…İblis hariç melekler secde ettiler” ifadesine dayanan bazı tefsirciler onun önde gelen bir melek olduğunu, bu isyandan sonra meleklik vasfını kaybettiğini ve kendisine Allah tarafından farklı özellikler verildiğini ileri sürmüşlerdir. “o, cinlerdendi; rabbinin emrinden dışarı çıktı <span style="color: #ff0000;">(Kehf 18/50)</span> meâlindeki âyeti delil olarak kullanan tefsirciler de İblis’in melek değil, cin türünden olduğunu hatta nasıl Âdem insanlığın babası ise onun da, cinlerin babası olarak yaratıldığını savunmuşlardır. <br />
<br />
       Her ne kadar<span style="color: #ff0000;"> “İblis hariç” </span>şeklindeki istisna, İblis’in meleklerden olduğu kanaatini veriyorsa da, bir toplulukla beraber bulunan, fakat onların cinsinden, türünden olmayan varlıklar için de istisna ifadesi kullanıldığı<span style="color: #ff0000;">(istisna-ı munkatı)</span>, meselâ “koyun sürüsü geldi ancak çoban gelmedi” denildiği, ayrıca meleklerin yaratılış özellikleri arasında “Allahın emrine karşı çıkmamak ve buyurulanı yerine getirmek” <span style="color: #ff0000;">(Tahrim 66/6) </span>vasfının da bulunduğu göz önüne alındığında İblis’in melek türünden olmadığı tesbiti ve yorumu ağır basmaktadır. (1)<br />
<br />
         Netice olarak, Yüce Allah, gökleri, yeri ve içindeki bitki, hayvan gibi varlıkları yarattığı gibi, cinleri, melekleri ve insanları da kendisine ibadet-kulluk yapmaları için yaratmıştır. Ancak gökler, yer, bitki ve hayvanlar kendilerine verilen görevi yerine getirmekte yani kendi hallerince tesbih ve ibadet- kulluk yapmaktadırlar; <span style="color: #ff0000;">(Hadid 57/1: Haşr 59/1; Saf 61/1; Cuma 62/1: Teğabûn 64/1; )</span><br />
<br />
         Melekler de kendilerine verilen görev dışına asla çıkmayan, seçme hürriyeti olmayan varlıklardır. <span style="color: #ff0000;">(Tahrim 66/6)</span>,  İnsanlar ve cinler ise yaratılışları gereği iradeye sahip, seçme hürriyeti olan, iyi veya kötü yolda, iman veya küfür yolunda olabilecek şekilde yaratılmışlar ve imtihana tabi tutulmuşlardır. Yukarıda da anlatıldığı gibi melekler kendilerinde olan vasıflar gereği verilen emri <span style="color: #ff0000;">(Âdeme saygı-secde emrini)</span> hiç tereddütsüz ve fikir yürütmeden yerine getirmişler, fakat cinlerden olan şeytan İblis ise seçme hürriyetini kullanarak emre karşı gelmiş, kibirlenmiş ve kendisinin daha üstün olduğunu dile getirmiş, bu sebeple yüce Allah onu kâfirlerden saymıştır. Anlaşıldığı üzere bir meleğin şeytan-iblis veya kâfir olması mümkün değildir. İblis, melek değil cinlerin kâfir olanıdır. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;">(1) Prof.Dr.Hayreddin Karaman, Prof.Dr.Mustafa Çağrıcı, Prof.Dr. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof.Dr.sadreddin Gümüş, Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları,Ankara 2007, I/105-106.</span></span></span></span></span></div>
<span style="color: #000000;"><span style="font-family: 'Trebuchet MS', Verdana, Helvetica;"><br />
<br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000ff;">Veli Vehbi BARDAKÇI</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000ff;">       İznik Müftüsü</span></span></span></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fırsatı Ganimet Bilene Müjde]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=599</link>
			<pubDate>Thu, 11 Feb 2016 13:09:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=599</guid>
			<description><![CDATA[Evliyâdan Hâtem-i Esam hazretleri bir topluluğa uğradı ve:<br />
<br />
“Şu üç şey sizde varsa müjdeler olsun. Bunlar yoksa cehennemde azab olunursunuz.” dedi. <br />
<br />
“O üç şey nedir?” dediler. Buyurdu ki:<br />
<br />
• “Daha fazla ibâdet ve itâatle geçirmediğiniz için geçmiş günlerden dolayı pişmanlık ve üzüntü duymak.<br />
<br />
• İçinde bulunduğunuz vakitte çokça tevbe ve istiğfarda bulunmak. Bu vakit tevbe etmeden geçerse bir daha fırsat olmayabilir. O günü Allâhü Teâlâ’ya ibâdet etmek ve rızâsını kazanabilmek için fırsat ve ganîmet bilmelidir.<br />
<br />
• Ve yarından korkmak. Yarın başına neler geleceğini bilmediği için kurtulup kurtulamayacağını düşünerek korkmalıdır.” (Tezkiratü’l-Evliya)<br />
<br />
NAMAZLARDA KIYAM: AYAKTA DURMAK<br />
<br />
Kıyam, farz ve vâcip namazlarda farz olan bir rükündür, bir esastır. Kıyâma (ayakta durmağa) gücü yeten kimsenin bir farz veya vâcip namazı oturarak kılması câiz olmaz. <br />
<br />
Bir hasta, bir yere dayanarak ayakta namaz kılabiliyorsa farz namazları oturduğu hâlde kılamaz. Bir müddet ayakta kılmaya gücü yeterse o kadar ayakta durur, sonra oturarak namazını bitirir. Hatta yalnız iftitah tekbirini ayakta almaya gücü yeten kimse, bu tekbiri ayakta alır, sonra oturup namazını kılar, başka türlü yapamaz.<br />
<br />
Bir hasta ayakta namaz kılmaktan hakîkaten veya hükmen âciz bulunsa, yani ya ayakta durmaya hiç gücü yetmezse veya ayakta durmaktan dolayı hastalığının artmasından veya uzamasından veya şiddetli ağrılardan korkarsa namazını -rükû‘ ve secde ederek- oturduğu hâlde kılar. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><span style="text-decoration: underline;">Oturduğu hâlde namaz kılan hasta, gücü yeterse teşehhütte oturduğu gibi oturarak namazı kılar. Böyle dizleri üzerinde de oturamayan yere oturup ayaklarını uzatır, îmâ ile kılar.</span></span></span><br />
<br />
<a href="http://www.fazilettakvimi.com/tr/2016/2/11.html" target="_blank">Fazilet Takvimi</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Evliyâdan Hâtem-i Esam hazretleri bir topluluğa uğradı ve:<br />
<br />
“Şu üç şey sizde varsa müjdeler olsun. Bunlar yoksa cehennemde azab olunursunuz.” dedi. <br />
<br />
“O üç şey nedir?” dediler. Buyurdu ki:<br />
<br />
• “Daha fazla ibâdet ve itâatle geçirmediğiniz için geçmiş günlerden dolayı pişmanlık ve üzüntü duymak.<br />
<br />
• İçinde bulunduğunuz vakitte çokça tevbe ve istiğfarda bulunmak. Bu vakit tevbe etmeden geçerse bir daha fırsat olmayabilir. O günü Allâhü Teâlâ’ya ibâdet etmek ve rızâsını kazanabilmek için fırsat ve ganîmet bilmelidir.<br />
<br />
• Ve yarından korkmak. Yarın başına neler geleceğini bilmediği için kurtulup kurtulamayacağını düşünerek korkmalıdır.” (Tezkiratü’l-Evliya)<br />
<br />
NAMAZLARDA KIYAM: AYAKTA DURMAK<br />
<br />
Kıyam, farz ve vâcip namazlarda farz olan bir rükündür, bir esastır. Kıyâma (ayakta durmağa) gücü yeten kimsenin bir farz veya vâcip namazı oturarak kılması câiz olmaz. <br />
<br />
Bir hasta, bir yere dayanarak ayakta namaz kılabiliyorsa farz namazları oturduğu hâlde kılamaz. Bir müddet ayakta kılmaya gücü yeterse o kadar ayakta durur, sonra oturarak namazını bitirir. Hatta yalnız iftitah tekbirini ayakta almaya gücü yeten kimse, bu tekbiri ayakta alır, sonra oturup namazını kılar, başka türlü yapamaz.<br />
<br />
Bir hasta ayakta namaz kılmaktan hakîkaten veya hükmen âciz bulunsa, yani ya ayakta durmaya hiç gücü yetmezse veya ayakta durmaktan dolayı hastalığının artmasından veya uzamasından veya şiddetli ağrılardan korkarsa namazını -rükû‘ ve secde ederek- oturduğu hâlde kılar. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;"><span style="text-decoration: underline;">Oturduğu hâlde namaz kılan hasta, gücü yeterse teşehhütte oturduğu gibi oturarak namazı kılar. Böyle dizleri üzerinde de oturamayan yere oturup ayaklarını uzatır, îmâ ile kılar.</span></span></span><br />
<br />
<a href="http://www.fazilettakvimi.com/tr/2016/2/11.html" target="_blank">Fazilet Takvimi</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Otuz İki Farzı Bilip İnanmak Farz-ı Ayındır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=598</link>
			<pubDate>Fri, 05 Feb 2016 11:31:10 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=598</guid>
			<description><![CDATA[Her kişiye otuz iki farzı, dînin zarûrî meselelerini bilip inanmak farz-ı ayındır. Dînin zarûrî meselelerinin en büyük rüknü imanın farzlarıdır. Bunlarda şüphe caiz değildir. Zîrâ şüphe olan yerde îmân bulunmaz. <br />
Çocukluğundan itibaren dünya işleri ile meşgul olup dinine âit îmân ve amel bilgilerini öğrenmeye vakit ayıramayanlar -Allah muhafaza- bu cehaletle âhirete giderlerse Cehennem’e müstehak olurlar.<br />
Bu sebeple bütün mükellef erkek ve kadınlar otuz iki farzı hususiyle îmânın farzlarını öğrenip evladlarına ve emri altındakilere de öğretmelidir. Zîrâ îmân olmayınca amelin faydası olmaz. <br />
İmânın şartları: 1- Allâh’ın varlığına ve birliğine 2-Meleklerine 3- Kitaplarına 4- Peygamberlerine 5- Ahiret gününe 6- Kadere; hayır ve şerrin Allâhü Teâlâ’nın takdiri ile olduğuna inanmak. <br />
İslâm’ın şartları: 1-Kelime-i şehâdet getirmek 2-Namaz kılmak, 3- Zekât vermek 4-Oruç tutmak 5-Haccetmek.<br />
Guslün Farzları: 1- Ağza su vermek 2- Burna su vermek 3- Bütün bedenini yıkamak.<br />
Abdestin Farzları: 1- Yüzünü yıkamak 2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak 3- Başının dörtte birini meshetmek 4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.<br />
Teyemmümün Farzları: 1- Niyet etmek 2- Ellerini toprağa vurup yüzünü, sonra tekrar toprağa vurup kollarını meshetmek. <br />
Namazın Farzları: Namazın dışında olanlar: 1- Hadesten tahâret (Abdesti yoksa abdest almak, cünüp ise gusletmek) 2- Necâsetten tahâret (Vücudunu, elbisesini ve namaz kıldığı yeri necasetten temizlemek) 3- Setr-i avret (Namaz kılarken vücudunda örtmesi icap eden yerleri örtmek) 4- İstikbâl-i Kıble (Kâ’be’ye dönmek) 5- Vakit 6- Niyet. Namazın içinde olanlar: 1- İftitah tekbîri (Namaza Allâhü ekber ile girmek) 2- Kıyâm (ayakta durmak) 3- Kırâat (Kur’ân okumak) 4- Rükû 5- Secde 6- Kâde-i ahîre. (Son oturuş.)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Her kişiye otuz iki farzı, dînin zarûrî meselelerini bilip inanmak farz-ı ayındır. Dînin zarûrî meselelerinin en büyük rüknü imanın farzlarıdır. Bunlarda şüphe caiz değildir. Zîrâ şüphe olan yerde îmân bulunmaz. <br />
Çocukluğundan itibaren dünya işleri ile meşgul olup dinine âit îmân ve amel bilgilerini öğrenmeye vakit ayıramayanlar -Allah muhafaza- bu cehaletle âhirete giderlerse Cehennem’e müstehak olurlar.<br />
Bu sebeple bütün mükellef erkek ve kadınlar otuz iki farzı hususiyle îmânın farzlarını öğrenip evladlarına ve emri altındakilere de öğretmelidir. Zîrâ îmân olmayınca amelin faydası olmaz. <br />
İmânın şartları: 1- Allâh’ın varlığına ve birliğine 2-Meleklerine 3- Kitaplarına 4- Peygamberlerine 5- Ahiret gününe 6- Kadere; hayır ve şerrin Allâhü Teâlâ’nın takdiri ile olduğuna inanmak. <br />
İslâm’ın şartları: 1-Kelime-i şehâdet getirmek 2-Namaz kılmak, 3- Zekât vermek 4-Oruç tutmak 5-Haccetmek.<br />
Guslün Farzları: 1- Ağza su vermek 2- Burna su vermek 3- Bütün bedenini yıkamak.<br />
Abdestin Farzları: 1- Yüzünü yıkamak 2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak 3- Başının dörtte birini meshetmek 4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.<br />
Teyemmümün Farzları: 1- Niyet etmek 2- Ellerini toprağa vurup yüzünü, sonra tekrar toprağa vurup kollarını meshetmek. <br />
Namazın Farzları: Namazın dışında olanlar: 1- Hadesten tahâret (Abdesti yoksa abdest almak, cünüp ise gusletmek) 2- Necâsetten tahâret (Vücudunu, elbisesini ve namaz kıldığı yeri necasetten temizlemek) 3- Setr-i avret (Namaz kılarken vücudunda örtmesi icap eden yerleri örtmek) 4- İstikbâl-i Kıble (Kâ’be’ye dönmek) 5- Vakit 6- Niyet. Namazın içinde olanlar: 1- İftitah tekbîri (Namaza Allâhü ekber ile girmek) 2- Kıyâm (ayakta durmak) 3- Kırâat (Kur’ân okumak) 4- Rükû 5- Secde 6- Kâde-i ahîre. (Son oturuş.)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlmihâl Öğrenmek Her Müslümana Farzdır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=597</link>
			<pubDate>Sun, 31 Jan 2016 13:00:21 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=597</guid>
			<description><![CDATA[Ehl-i Sünnet mezhebini ve îtikâdını ehlinden öğrenip inandıktan sonra, kötü huy ve ahlâklardan sakınacak, güzel ahlâk ile ahlâklanacak kadar ilim sâhibi olmak, erkek, kadın bütün müslümanlara lazımdır.<br />
<br />
Her Müslüman, çoluk çocuğuna ve eşine ilmihâlini öğretip, onları dine uymayan şeylerden korumalıdır. Emri altında bulunanlara da ilmihâllerini öğretip, onları korumalıdır. Önce ehl-i sünnet îtikâdını, inancını, sonra amel bilgilerini, sonra ahlâk ilmini, daha sonra da alışveriş vb. muâmelât bilgilerini öğretmelidir. Bu bilgilere “İlmihâl” denir. Bunları bilmek herkese farz-ı ayındır. <br />
<br />
Çocuklara daha küçükken ehl-i sünnet îtikâdını; inancını ve Kur’ân-ı Kerîm okumasını öğretmelidir. Çocuğa üzerine farz olan amellerin farzlarını ve vâciblerini yerine getirecek ve haramlardan sakınacak kadar ilim öğretmek farzdır. Mesela abdest, namaz, oruç, -zengin ise- zekât ve hac bilgilerinin öğretilmesi farzdır. Bundan sonra geçimini temin edeceği bir iş, bir sanat öğretmelidir.<br />
<br />
Bir sanatla uğraşıyorsa, mesleğinde harâma düşmeyecek kadar ilim öğrenmesi farzdır. Alışveriş bilgilerini öğrenmek gibi. Çünkü bir kimse, bu bilgileri öğrenmeden alışveriş ve ticaret yaparsa, şüphesiz harama düşme tehlikesi vardır.<br />
<br />
Eğer bir şey farz veya haram ise onun ilmini öğrenmek farzdır. <br />
<br />
Eğer vâcib veya kerâhet-i tahrîmiye ile mekruh ise onun ilmini öğrenmek vâcibdir.<br />
<br />
Eğer sünnet veya kerâhet-i tenzîhiye ile mekruh ise onun ilmini öğrenmek sünnettir. <br />
<br />
Müstehab ise onun ilmi de müstehabdır. Mübah ise ilmini öğrenmek de mübah olur. <br />
<br />
İlmi ile amel eden âlimlerin meclisinde bulunmalıdır. <br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a.) buyurdu ki: “Bir saat ilim meclisinde bulunup, dînimde lâzım olanları öğrenmem, bana Kadir Gecesi’ni ihyâ etmekten daha sevimlidir.”<br />
<br />
<a href="http://www.fazilettakvimi.com/tr/2016/1/31.html" target="_blank">Fazilet Takvimi</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ehl-i Sünnet mezhebini ve îtikâdını ehlinden öğrenip inandıktan sonra, kötü huy ve ahlâklardan sakınacak, güzel ahlâk ile ahlâklanacak kadar ilim sâhibi olmak, erkek, kadın bütün müslümanlara lazımdır.<br />
<br />
Her Müslüman, çoluk çocuğuna ve eşine ilmihâlini öğretip, onları dine uymayan şeylerden korumalıdır. Emri altında bulunanlara da ilmihâllerini öğretip, onları korumalıdır. Önce ehl-i sünnet îtikâdını, inancını, sonra amel bilgilerini, sonra ahlâk ilmini, daha sonra da alışveriş vb. muâmelât bilgilerini öğretmelidir. Bu bilgilere “İlmihâl” denir. Bunları bilmek herkese farz-ı ayındır. <br />
<br />
Çocuklara daha küçükken ehl-i sünnet îtikâdını; inancını ve Kur’ân-ı Kerîm okumasını öğretmelidir. Çocuğa üzerine farz olan amellerin farzlarını ve vâciblerini yerine getirecek ve haramlardan sakınacak kadar ilim öğretmek farzdır. Mesela abdest, namaz, oruç, -zengin ise- zekât ve hac bilgilerinin öğretilmesi farzdır. Bundan sonra geçimini temin edeceği bir iş, bir sanat öğretmelidir.<br />
<br />
Bir sanatla uğraşıyorsa, mesleğinde harâma düşmeyecek kadar ilim öğrenmesi farzdır. Alışveriş bilgilerini öğrenmek gibi. Çünkü bir kimse, bu bilgileri öğrenmeden alışveriş ve ticaret yaparsa, şüphesiz harama düşme tehlikesi vardır.<br />
<br />
Eğer bir şey farz veya haram ise onun ilmini öğrenmek farzdır. <br />
<br />
Eğer vâcib veya kerâhet-i tahrîmiye ile mekruh ise onun ilmini öğrenmek vâcibdir.<br />
<br />
Eğer sünnet veya kerâhet-i tenzîhiye ile mekruh ise onun ilmini öğrenmek sünnettir. <br />
<br />
Müstehab ise onun ilmi de müstehabdır. Mübah ise ilmini öğrenmek de mübah olur. <br />
<br />
İlmi ile amel eden âlimlerin meclisinde bulunmalıdır. <br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a.) buyurdu ki: “Bir saat ilim meclisinde bulunup, dînimde lâzım olanları öğrenmem, bana Kadir Gecesi’ni ihyâ etmekten daha sevimlidir.”<br />
<br />
<a href="http://www.fazilettakvimi.com/tr/2016/1/31.html" target="_blank">Fazilet Takvimi</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Regaip Kandili Gecesi Nasıl İbadet Edilmeli]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=533</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2015 13:40:50 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=533</guid>
			<description><![CDATA[<!-- start: video_vimeo_embed --><br />
<iframe src="http://player.vimeo.com/video/93974662" width="500" height="281" frameborder="0" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe><br />
<!-- end: video_vimeo_embed -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- start: video_vimeo_embed --><br />
<iframe src="http://player.vimeo.com/video/93974662" width="500" height="281" frameborder="0" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe><br />
<!-- end: video_vimeo_embed -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Vitir Namazı Nasıl Kılınır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=145</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2014 00:47:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=145</guid>
			<description><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860346" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><div align="center"><span style="font-weight: bold;">Vitir Namazı</span></div></span></span><br />
<br />
<br />
<div align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;">Vitir Namazının Kılınışı<br />
<br />
Vitir namazı Üç rek'attır.<br />
 <br />
<br />
Vitir Namazı kılınışı birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugecenin Vitir namazını  kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Vitir Namazı kılınışı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur ve bu oturuşta sadece "Ettehiyatü" okunur. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Vitir Namazı kılınışı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
"Allâhü Ekber" diyerek eller yukarıya kaldırılır ve tekrar bağlanır. Kunut Duaları okunur. <br />
<br />
-Rükû:   "Allahü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta" Rabbena leke' l-hamd" denilir, "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ " söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir, "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Otururken sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allahümme Barik, Rabbena atina duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek" Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek" Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></span></span></div>
<div align="center"><img src="http://img912.imageshack.us/img912/305/dhJeEK.jpg" border="0" alt="dhJeEK.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860346" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><div align="center"><span style="font-weight: bold;">Vitir Namazı</span></div></span></span><br />
<br />
<br />
<div align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-weight: bold;">Vitir Namazının Kılınışı<br />
<br />
Vitir namazı Üç rek'attır.<br />
 <br />
<br />
Vitir Namazı kılınışı birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugecenin Vitir namazını  kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Vitir Namazı kılınışı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur ve bu oturuşta sadece "Ettehiyatü" okunur. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Vitir Namazı kılınışı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
"Allâhü Ekber" diyerek eller yukarıya kaldırılır ve tekrar bağlanır. Kunut Duaları okunur. <br />
<br />
-Rükû:   "Allahü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta" Rabbena leke' l-hamd" denilir, "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ " söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir, "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Otururken sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allahümme Barik, Rabbena atina duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek" Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek" Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></span></span></div>
<div align="center"><img src="http://img912.imageshack.us/img912/305/dhJeEK.jpg" border="0" alt="dhJeEK.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yatsı Namazı Nasıl Kılınır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=144</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2014 00:31:51 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=144</guid>
			<description><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860345" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: large;"><div align="center">Yatsı Namazı<br />
</div></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;">''Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin yatsı namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı  sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik duaları okunur, okunduktan sonra"Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı  sünneti üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne  Rabbiye'l- âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 <br />
<br />
 Yatsı Namazı  sünneti dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
<br />
Yatsı Namazının Farzının Kılınışı<br />
<br />
Yatsı namazının farzı dört rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Yatsı Namazı  Farzı birinci rek'at <br />
<br />
İkamet getirilir (erkekler için)<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin Yatsı namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı Farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü ekber" , diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' l-azîm" denilir. "Semiallahü  limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ " denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta: Ettehiyyatü, okunur. ,. Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı Farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" <br />
diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allahü  Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine" Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
  Yatsı Namazı Farzı dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-azîm" denilir. Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" denilir." Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yâ ze'l- celâli ve'l-ikram" denilir ve son iki rek'at sünnet kılınır.<br />
<br />
<br />
Yatsı Namazının Son Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Yatsı namazının son sünneti iki rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Yatsı Namazı  son sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin Yatsı namazının son sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı  son sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<div align="center"><img src="http://img910.imageshack.us/img910/8780/Rri5Dm.jpg" border="0" alt="Rri5Dm.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860345" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: large;"><div align="center">Yatsı Namazı<br />
</div></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;">''Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin yatsı namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı  sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik duaları okunur, okunduktan sonra"Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı  sünneti üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne  Rabbiye'l- âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 <br />
<br />
 Yatsı Namazı  sünneti dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
<br />
Yatsı Namazının Farzının Kılınışı<br />
<br />
Yatsı namazının farzı dört rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Yatsı Namazı  Farzı birinci rek'at <br />
<br />
İkamet getirilir (erkekler için)<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin Yatsı namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı Farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü ekber" , diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' l-azîm" denilir. "Semiallahü  limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ " denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta: Ettehiyyatü, okunur. ,. Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı Farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" <br />
diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allahü  Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine" Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
  Yatsı Namazı Farzı dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-azîm" denilir. Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" denilir." Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yâ ze'l- celâli ve'l-ikram" denilir ve son iki rek'at sünnet kılınır.<br />
<br />
<br />
Yatsı Namazının Son Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Yatsı namazının son sünneti iki rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Yatsı Namazı  son sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin Yatsı namazının son sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Yatsı Namazı  son sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<div align="center"><img src="http://img910.imageshack.us/img910/8780/Rri5Dm.jpg" border="0" alt="Rri5Dm.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akşam Namazı Nasıl Kılınır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=142</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2014 00:18:12 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=142</guid>
			<description><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860343" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<span style="color: #FF0000;"><div align="center"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Akşam Namazı</span><br />
</span></div></span><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;">Akşam Namazı  farzı birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Akşam namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Akşam Namazı  farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta : Ettehiyyatü okunur."Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
  Akşam Namazı  farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne  Rabbiye'l- âlâ" denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yâ ze'l- celâli ve'l-ikram" denilir ve  iki rek'at sünnet kılınır.<br />
<br />
<br />
Akşam Namazının Son Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Akşam namazının sünneti iki rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Akşam Namazı sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Akşam namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Akşam Namazı sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<br />
<div align="center"><img src="http://img538.imageshack.us/img538/5421/1IajHS.jpg" border="0" alt="1IajHS.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860343" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<span style="color: #FF0000;"><div align="center"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">Akşam Namazı</span><br />
</span></div></span><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;">Akşam Namazı  farzı birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Akşam namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Akşam Namazı  farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta : Ettehiyyatü okunur."Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
  Akşam Namazı  farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne  Rabbiye'l- âlâ" denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yâ ze'l- celâli ve'l-ikram" denilir ve  iki rek'at sünnet kılınır.<br />
<br />
<br />
Akşam Namazının Son Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Akşam namazının sünneti iki rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Akşam Namazı sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Akşam namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 Akşam Namazı sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<br />
<div align="center"><img src="http://img538.imageshack.us/img538/5421/1IajHS.jpg" border="0" alt="1IajHS.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İkindi Namazı Nasıl Kılınır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=141</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2014 00:11:20 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=141</guid>
			<description><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860342" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><div align="center"><span style="font-weight: bold;">İkindi Namazı</span></div></span></span><br />
 <span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;"><br />
İkindi namazının sünneti dört rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 İkindi Namazı  sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü İkindi namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı  sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik duaları okunur, okunduktan sonra"Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
  İkindi Namazı  sünneti üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne  Rabbiye'l- âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 <br />
<br />
 İkindi Namazı  sünneti dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Öğle Namazının dört rek'at ilk sünneti ile İkindi namazının dört rekat sünneti arasıbdaki fark: Öğlenin ilk sünneti "Sünnet-i Müekkede"dir.Bunun ikinci rek'aatındaki<br />
<br />
oturuşta sadece Ettehiyyatü okunur ve üçüncü rek'ate kalkılınca Besmele ile Fâtiha Suresi ve bir sûre okunur.<br />
<br />
İkindinin ilk sünneti, "Sünnet-i  Gayr-i Müekkede"dir. Bunun ikinci rek'atındaki oturuşta, Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik duaları okunur, üçüncü rek'ate kalkınca önce Sübhâneke okunur, sonra Eûzü Besmele ile Fatiha ve sûre okunur.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
İkindi Namazının Farzının Kılınışı<br />
<br />
İkindi namazının farzı dört rek'attır.<br />
 <br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı birinci rek'at <br />
<br />
İkamet getirilir (erkekler için)<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü İkindi namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü ekber" , diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' l-azîm" denilir. "SemiAllâhü  limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ " denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta: Ettehiyyatü, okunur. ,. Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" <br />
diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü  Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine" Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-azîm" denilir. Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" denilir." Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<div align="center"><img src="http://img661.imageshack.us/img661/5368/HccWjr.jpg" border="0" alt="HccWjr.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=6860342" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div>
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><div align="center"><span style="font-weight: bold;">İkindi Namazı</span></div></span></span><br />
 <span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;"><br />
İkindi namazının sünneti dört rek'attır.<br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
 İkindi Namazı  sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü İkindi namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı  sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik duaları okunur, okunduktan sonra"Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
  İkindi Namazı  sünneti üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne  Rabbiye'l- âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 <br />
<br />
 İkindi Namazı  sünneti dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek  Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Öğle Namazının dört rek'at ilk sünneti ile İkindi namazının dört rekat sünneti arasıbdaki fark: Öğlenin ilk sünneti "Sünnet-i Müekkede"dir.Bunun ikinci rek'aatındaki<br />
<br />
oturuşta sadece Ettehiyyatü okunur ve üçüncü rek'ate kalkılınca Besmele ile Fâtiha Suresi ve bir sûre okunur.<br />
<br />
İkindinin ilk sünneti, "Sünnet-i  Gayr-i Müekkede"dir. Bunun ikinci rek'atındaki oturuşta, Ettehiyyatü, , Allâhümme Salli, Allâhümme Barik duaları okunur, üçüncü rek'ate kalkınca önce Sübhâneke okunur, sonra Eûzü Besmele ile Fatiha ve sûre okunur.<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
İkindi Namazının Farzının Kılınışı<br />
<br />
İkindi namazının farzı dört rek'attır.<br />
 <br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı birinci rek'at <br />
<br />
İkamet getirilir (erkekler için)<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü İkindi namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhanâ Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü ekber" , diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' l-azîm" denilir. "SemiAllâhü  limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ " denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta: Ettehiyyatü, okunur. ,. Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiâllahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" <br />
diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü  Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine" Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
 İkindi Namazı Farzı dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-azîm" denilir. Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye' I-âla" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhanâ Rabbiye 'I-âlâ" denilir." Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allâhümme Salli, Allâhümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<div align="center"><img src="http://img661.imageshack.us/img661/5368/HccWjr.jpg" border="0" alt="HccWjr.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğle Namazı Nasıl Kılınır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=140</link>
			<pubDate>Tue, 11 Nov 2014 23:59:43 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=140</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=2976253" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div></div>
<br />
 <div align="center"><span style="font-size: large;"><span style="color: #FF0000;">Öğle Namazı</span></span></div>
<br />
<span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;">Öğle namazı, dördü ilk sünnet, dördü farz ve ikisi de son sünnet olmak üzere on rek'attır.<br />
 <br />
Öğle Namazının ilk Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Öğle Namazının ilk sünneti dört rek'attır. <br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Öğle namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur ve bu oturuşta sadece "Ettehiyatü" okunur. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l- âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
 <br />
<br />
Öğle Namazının ilk Farzının Kılınışı<br />
<br />
Öğle Namazının Farzı dört rek'attır. <br />
<br />
Öğle Namazı farzı birinci rek'at <br />
<br />
İkamet getirilir (erkekler için)<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü ekber" , diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ " denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta: Ettehiyyatü, okunur. ,. Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" <br />
diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine" Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı farzı dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-azîm" denilir. Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" denilir." Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yâ ze'l- celâli ve'l-ikram" denilir ve son iki rek'at sünnet kılınır.<br />
 <br />
<br />
Öğle Namazının Son Sünneti Kılınışı<br />
<br />
Öğle Namazının Son Sünneti iki rek'attır. <br />
<br />
Öğle Namazı Son sünneti birinci rek'at <br />
<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Öğle namazının son sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı Son Sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<div align="center"><img src="http://img910.imageshack.us/img910/990/fGukzA.jpg" border="0" alt="fGukzA.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=2976253" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div></div>
<br />
 <div align="center"><span style="font-size: large;"><span style="color: #FF0000;">Öğle Namazı</span></span></div>
<br />
<span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><div align="justify"><span style="font-weight: bold;">Öğle namazı, dördü ilk sünnet, dördü farz ve ikisi de son sünnet olmak üzere on rek'attır.<br />
 <br />
Öğle Namazının ilk Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Öğle Namazının ilk sünneti dört rek'attır. <br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti birinci rek'at <br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Öğle namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur ve bu oturuşta sadece "Ettehiyatü" okunur. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke 'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır. Ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l- âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı ilk sünneti dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
 <br />
<br />
Öğle Namazının ilk Farzının Kılınışı<br />
<br />
Öğle Namazının Farzı dört rek'attır. <br />
<br />
Öğle Namazı farzı birinci rek'at <br />
<br />
İkamet getirilir (erkekler için)<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü ekber" , diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ " denilir."Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta: Ettehiyyatü, okunur. ,. Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı farzı üçüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" <br />
diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" söylenir. "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine" Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı farzı dördüncü rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-azîm" denilir. Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" denilir." Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yâ ze'l- celâli ve'l-ikram" denilir ve son iki rek'at sünnet kılınır.<br />
 <br />
<br />
Öğle Namazının Son Sünneti Kılınışı<br />
<br />
Öğle Namazının Son Sünneti iki rek'attır. <br />
<br />
Öğle Namazı Son sünneti birinci rek'at <br />
<br />
<br />
''Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Öğle namazının son sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Öğle Namazı Son Sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'andan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
</span></div></span></span><br />
<div align="center"><img src="http://img910.imageshack.us/img910/990/fGukzA.jpg" border="0" alt="fGukzA.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sabah Namazı Nasıl Kılınır]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=134</link>
			<pubDate>Tue, 11 Nov 2014 23:29:40 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=134</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=2825369" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div></div>
<br />
<div align="center"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;">1) Sabah Namazı</span></span></div>
<div align="justify"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;">Sabah Namazının Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Sabah namazının sünneti iki rek'attır. <br />
<br />
Sabah Namazı sünneti birinci rek'at <br />
<br />
'Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Sabah namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Sabah Namazı sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Sabah Namazının Farzının Kılınışı<br />
<br />
Sabah namazının Farzı iki rek'attır. <br />
<br />
Sabah Namazı Farzı birinci rek'at <br />
<br />
'Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Sabah namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Sabah Namazı Farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
</span></span></span></div>
<div align="center"><img src="http://img908.imageshack.us/img908/9129/HRu0mR.jpg" border="0" alt="HRu0mR.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><div style="width:465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=2825369" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"></embed></div></div>
<br />
<div align="center"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;">1) Sabah Namazı</span></span></div>
<div align="justify"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;">Sabah Namazının Sünnetinin Kılınışı<br />
<br />
Sabah namazının sünneti iki rek'attır. <br />
<br />
Sabah Namazı sünneti birinci rek'at <br />
<br />
'Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Sabah namazının sünnetini kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Sabah Namazı sünneti ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
Sabah Namazının Farzının Kılınışı<br />
<br />
Sabah namazının Farzı iki rek'attır. <br />
<br />
Sabah Namazı Farzı birinci rek'at <br />
<br />
'Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Sabah namazının farzını kılmaya'' diye niyet edilir ve ''Allâhü Ekber'' düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.<br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
- Sübhâneke okunur.<br />
- Eûzü Besmele çekilir.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû:<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l- azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye 'I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere" Sübhane Rabbiye' I-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.<br />
<br />
Sabah Namazı Farzı ikinci rek'at <br />
<br />
Ayakta sırasıyla; <br />
<br />
- Besmele okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunur.<br />
- Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur'an'dan bir sûre daha okunur.<br />
-Rükû<br />
<br />
"Allâhü Ekber" diyerek rükua varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-azîm" denilir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye' I-âlâ" söylenir. "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Yine "AIlahu Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-âlâ" denilir. "Allâhü Ekber" diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, , Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena âtina... duaları okunur. Önce başı - sağa çevirerek Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başı sola, çevirerek "Esselamü aleyküm ve rahmetullâh" denir.<br />
<br />
</span></span></span></div>
<div align="center"><img src="http://img908.imageshack.us/img908/9129/HRu0mR.jpg" border="0" alt="HRu0mR.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[RAMAZAN AYI, ORUÇ VE TERAVİHİN FAZİLETİ]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=109</link>
			<pubDate>Fri, 20 Jun 2014 08:53:36 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=109</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">RAMAZAN AYI, ORUÇ VE TERAVİHİN FAZİLETİ</span></span></span></div>
<br />
<span style="color: #0000CD;"><span style="font-weight: bold;">•   Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: Ademoğlunun yaptığı her amel(in sevabı) on mislinden yedi yüze kadar katlanır. "Ancak oruç hariç. Çünkü oruç benim içindir ve onun mükâfatını ancak ben veririm. Zira oruç tutan benim için şehvetini, yemesini içmesini terk eder."<br />
<br />
•  Oruç cehenneme karşı kalkandır.<br />
<br />
•  Oruçlu için iki ferah (sevinç) vardır: Biri iftar ettiği zamanda, diğeri de Rabb'ine kavuştuğu zamandadır.<br />
<br />
•    Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir." (Müslim)<br />
<br />
•    "Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, Cehennem kapıları kapanır, hiçbir kapısı açılmaz, Cennet kapıları açılır ve hiçbir kapısı kapanmaz. Bir nidacı şöyle söyler: 'Ey hayır işlemek isteyen, gel, ey günah işleyecek olan, günahtan vazgeç.' (Ramazan ayında) Allâh'ın cehennemden âzâd ettiği kulları vardır. Bu, Ramazan'ın her gecesi böyledir."<br />
<br />
•    "Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh'tan ümid ederek terâvih namazını kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh'tan ümid ederek ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh'tan ümid ederek kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır." (Müttefekun aleyh)<br />
<br />
•    "Kim ki, yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Allâhü Teâlâ o kimsenin yemeyi, içmeyi bırakmasına bir kıymet vermez.. "<br />
<br />
•   Ramazan ayın(da günahlar)dan sakınınız. Çünkü diğer zamanlarda olmadığı kadar sevaplar kat kat verilir. Günahlar da böyle kat kattır.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;">RAMAZAN AYI, ORUÇ VE TERAVİHİN FAZİLETİ</span></span></span></div>
<br />
<span style="color: #0000CD;"><span style="font-weight: bold;">•   Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: Ademoğlunun yaptığı her amel(in sevabı) on mislinden yedi yüze kadar katlanır. "Ancak oruç hariç. Çünkü oruç benim içindir ve onun mükâfatını ancak ben veririm. Zira oruç tutan benim için şehvetini, yemesini içmesini terk eder."<br />
<br />
•  Oruç cehenneme karşı kalkandır.<br />
<br />
•  Oruçlu için iki ferah (sevinç) vardır: Biri iftar ettiği zamanda, diğeri de Rabb'ine kavuştuğu zamandadır.<br />
<br />
•    Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir." (Müslim)<br />
<br />
•    "Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, Cehennem kapıları kapanır, hiçbir kapısı açılmaz, Cennet kapıları açılır ve hiçbir kapısı kapanmaz. Bir nidacı şöyle söyler: 'Ey hayır işlemek isteyen, gel, ey günah işleyecek olan, günahtan vazgeç.' (Ramazan ayında) Allâh'ın cehennemden âzâd ettiği kulları vardır. Bu, Ramazan'ın her gecesi böyledir."<br />
<br />
•    "Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh'tan ümid ederek terâvih namazını kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh'tan ümid ederek ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh'tan ümid ederek kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır." (Müttefekun aleyh)<br />
<br />
•    "Kim ki, yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Allâhü Teâlâ o kimsenin yemeyi, içmeyi bırakmasına bir kıymet vermez.. "<br />
<br />
•   Ramazan ayın(da günahlar)dan sakınınız. Çünkü diğer zamanlarda olmadığı kadar sevaplar kat kat verilir. Günahlar da böyle kat kattır.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[REGÂİB KANDİLİ]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=103</link>
			<pubDate>Wed, 30 Apr 2014 19:23:16 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=103</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF4500;"><span style="font-size: x-large;"><span style="font-family: Arial;">REGAİB KANDİLİ </span></span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Muhterem Müslümanlar!</span></span></span></span><br />
<br />
İmanımızdan gelen bir coşkuyla ibadet <br />
hayatımızın daha canlı tutulduğu feyizli, bereketli <br />
bir zaman dilimine daha kavuşmanın heyecanıyla <br />
dopdoluyuz. <br />
Yaşamımızın her anının ne kadar kıymetli <br />
olduğunun farkında olan biz mü’minler, vahyin <br />
aydınlığında özel bir anlam kazanan bu zaman <br />
dilimleriyle; Rabbimizle olan sözleşmemizi <br />
yeniden gözden geçirmenin, yeniden Kur’an’ın <br />
nuruyla hayatımıza yön vermenin ve Rasulullah’ın <br />
(s.a.v) örnekliğinde yeniden yükselmenin <br />
coşkusuyla üç aylara ulaşmanın mutluluğunu <br />
yaşıyoruz. <br />
<br />
Bizler de, bu değerli zaman diliminden <br />
azami ölçüde istifade etmenin yollarını arayarak, <br />
Peygamber Efendimizin (s.a.v) bu günlere <br />
ulaştığında ettiği duayı duamız yapıyor ve hep <br />
birlikte Allah Rasulünün istediğini Yüce <br />
Rabbimizden niyaz ediyoruz: <br />
<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">“Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bizim için <br />
mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”</span></span>1 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Değerli Kardeşlerim! </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">“Bir işi bitirdiğinde diğerine başla ve <br />
yalnızca Rabbinin rızasını ara.”</span></span>2<br />
ayetinin bilinciyle hareket eden ve Yüce Yaratanımıza <br />
teslim olmuş biz mü’minler, hayata; her <br />
saniyesinin dahî hesabını vereceğimiz bir emanet <br />
olarak bakarız. Fakat insan olmanın gereği, hataya <br />
düştüğümüz ve kusur işlediğimiz anlar olabilir. Bu <br />
durumlarda Allah’tan af ve mağfiret dileriz. <br />
Rabbimizin mağfiret kapılarının kendisine <br />
gönülden yönelenlere her zaman açık olduğunu <br />
biliriz. Bu dünya hayatını ibadet ve taatla <br />
değerlendirmediğimiz takdirde; ahirette büyük bir <br />
pişmanlık içerisinde olacağımızı, bu imtihanda <br />
Rabbimizi unuttuğumuzda kendimizin de <br />
unutulacağının bilincinde olmamız gerektiğini şu <br />
ayet ne de güzel ifade etmektedir: <br />
<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">“ Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes <br />
yarına ne hazırladığına baksın. Allah’a karşı <br />
gelmekten sakının, çünkü Allah <br />
yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unutan <br />
ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini <br />
unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar <br />
yoldan çıkan kimselerdir .”</span></span>3 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Değerli Müminler!</span></span></span></span><br />
<br />
Recep ayının ilk Cuma gecesi yani 01 <br />
Mayıs perşembeyi 02 Mayıs cumaya bağlayan <br />
gece Regaib gecesidir. Asırlardan beri kutlana <br />
gelen Regaib, arzu ve istek anlamlarına gelir. <br />
Regâib, mü’minlerin mağfiret mevsimi üç aylara <br />
rağbet etmeleri ve onun taşıdığı manalardan, <br />
değerlerden istifade etmeleri gerektiğine dair <br />
mesaj yüklü bir gecedir. <br />
<br />
Bu geceye has bir ibadet olmamakla <br />
beraber, bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek; <br />
yüce dinimizin bizden istediği sevgi, saygı ve <br />
hoşgörü ortamının kurulması, birlik, beraberlik ve <br />
kardeşliğimizin güçlenmesi, insani ve ahlaki <br />
meziyetlerin yaygınlaşması için çaba <br />
sarfedebiliriz. Bu vesileyle Allah Resulünün <br />
örnekliğinde vahiy çizgisiyle hayatımızı yeniden <br />
buluşturabiliriz. <br />
 <br />
Bu duygu ve düşüncelerle Üç Aylar ve <br />
Regâib gecenizi tebrik eder, bu günlerin <br />
milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, <br />
insanlığın hidayet, barış ve huzuruna vesile <br />
olmasını ve her günümüzün bu geceler gibi <br />
bereketli olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim. <br />
<br />
                   <span style="font-weight: bold;">Kaynak </span><br />
__________________________________<br />
1 Ahmed b. Hanbel; Müsned, 1/259. <br />
2 İnşirah, 94/7-8. <br />
3 Haşr, 59/18-19 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">ALINTIDIR . </span><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/dgVAEd1.jpg" border="0" alt="dgVAEd1.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/j63PSmc.jpg" border="0" alt="j63PSmc.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/7LUw2c9.jpg" border="0" alt="7LUw2c9.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<a href="http://www.facebook.com/erdogmuslular" target="_blank">http://www.facebook.com/erdogmuslular</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF4500;"><span style="font-size: x-large;"><span style="font-family: Arial;">REGAİB KANDİLİ </span></span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Muhterem Müslümanlar!</span></span></span></span><br />
<br />
İmanımızdan gelen bir coşkuyla ibadet <br />
hayatımızın daha canlı tutulduğu feyizli, bereketli <br />
bir zaman dilimine daha kavuşmanın heyecanıyla <br />
dopdoluyuz. <br />
Yaşamımızın her anının ne kadar kıymetli <br />
olduğunun farkında olan biz mü’minler, vahyin <br />
aydınlığında özel bir anlam kazanan bu zaman <br />
dilimleriyle; Rabbimizle olan sözleşmemizi <br />
yeniden gözden geçirmenin, yeniden Kur’an’ın <br />
nuruyla hayatımıza yön vermenin ve Rasulullah’ın <br />
(s.a.v) örnekliğinde yeniden yükselmenin <br />
coşkusuyla üç aylara ulaşmanın mutluluğunu <br />
yaşıyoruz. <br />
<br />
Bizler de, bu değerli zaman diliminden <br />
azami ölçüde istifade etmenin yollarını arayarak, <br />
Peygamber Efendimizin (s.a.v) bu günlere <br />
ulaştığında ettiği duayı duamız yapıyor ve hep <br />
birlikte Allah Rasulünün istediğini Yüce <br />
Rabbimizden niyaz ediyoruz: <br />
<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">“Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bizim için <br />
mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”</span></span>1 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Değerli Kardeşlerim! </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">“Bir işi bitirdiğinde diğerine başla ve <br />
yalnızca Rabbinin rızasını ara.”</span></span>2<br />
ayetinin bilinciyle hareket eden ve Yüce Yaratanımıza <br />
teslim olmuş biz mü’minler, hayata; her <br />
saniyesinin dahî hesabını vereceğimiz bir emanet <br />
olarak bakarız. Fakat insan olmanın gereği, hataya <br />
düştüğümüz ve kusur işlediğimiz anlar olabilir. Bu <br />
durumlarda Allah’tan af ve mağfiret dileriz. <br />
Rabbimizin mağfiret kapılarının kendisine <br />
gönülden yönelenlere her zaman açık olduğunu <br />
biliriz. Bu dünya hayatını ibadet ve taatla <br />
değerlendirmediğimiz takdirde; ahirette büyük bir <br />
pişmanlık içerisinde olacağımızı, bu imtihanda <br />
Rabbimizi unuttuğumuzda kendimizin de <br />
unutulacağının bilincinde olmamız gerektiğini şu <br />
ayet ne de güzel ifade etmektedir: <br />
<span style="font-style: italic;"><span style="font-weight: bold;">“ Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes <br />
yarına ne hazırladığına baksın. Allah’a karşı <br />
gelmekten sakının, çünkü Allah <br />
yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unutan <br />
ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini <br />
unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar <br />
yoldan çıkan kimselerdir .”</span></span>3 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Değerli Müminler!</span></span></span></span><br />
<br />
Recep ayının ilk Cuma gecesi yani 01 <br />
Mayıs perşembeyi 02 Mayıs cumaya bağlayan <br />
gece Regaib gecesidir. Asırlardan beri kutlana <br />
gelen Regaib, arzu ve istek anlamlarına gelir. <br />
Regâib, mü’minlerin mağfiret mevsimi üç aylara <br />
rağbet etmeleri ve onun taşıdığı manalardan, <br />
değerlerden istifade etmeleri gerektiğine dair <br />
mesaj yüklü bir gecedir. <br />
<br />
Bu geceye has bir ibadet olmamakla <br />
beraber, bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek; <br />
yüce dinimizin bizden istediği sevgi, saygı ve <br />
hoşgörü ortamının kurulması, birlik, beraberlik ve <br />
kardeşliğimizin güçlenmesi, insani ve ahlaki <br />
meziyetlerin yaygınlaşması için çaba <br />
sarfedebiliriz. Bu vesileyle Allah Resulünün <br />
örnekliğinde vahiy çizgisiyle hayatımızı yeniden <br />
buluşturabiliriz. <br />
 <br />
Bu duygu ve düşüncelerle Üç Aylar ve <br />
Regâib gecenizi tebrik eder, bu günlerin <br />
milletimizin ve İslam âleminin birlik ve dirliğine, <br />
insanlığın hidayet, barış ve huzuruna vesile <br />
olmasını ve her günümüzün bu geceler gibi <br />
bereketli olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim. <br />
<br />
                   <span style="font-weight: bold;">Kaynak </span><br />
__________________________________<br />
1 Ahmed b. Hanbel; Müsned, 1/259. <br />
2 İnşirah, 94/7-8. <br />
3 Haşr, 59/18-19 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">ALINTIDIR . </span><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/dgVAEd1.jpg" border="0" alt="dgVAEd1.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/j63PSmc.jpg" border="0" alt="j63PSmc.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/7LUw2c9.jpg" border="0" alt="7LUw2c9.jpg" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<a href="http://www.facebook.com/erdogmuslular" target="_blank">http://www.facebook.com/erdogmuslular</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen Dua ve İbadetler]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=63</link>
			<pubDate>Wed, 02 Apr 2014 07:16:46 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=63</guid>
			<description><![CDATA[RECEB AYI ALLÂHÜ TEÂLÂ'NIN AYIDIR<br />
<br />
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) "Receb ayı Allâh'ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır." buyurdular.Receb ayı, günahları terk içindir. Şaban Allâh'ın ahdine vefa ve amel ayıdır. Ramazan ayı sıdk ve safa içindir.<br />
<br />
Receb ayı tevbenin kabûlüne, Şabân ayı şefâate, Ramazan ayı ise sevabların kat kat olmasına vesiledir. Receb ayı tohum ekme, Şaban ayı sulama, Ramazan ayı ise hasad ayı, yani ekip suladığını biçip devşirip toplayacak bir aydır.<br />
<br />
Receb ayı öyle bir aydır ki, Allâhü Teâlâ onda işlenen hayırlara kat kat sevâb verir.<br />
<br />
Bu ayda edilen duâ müstecâb (kabul) olur. Onda işlenen küçük hatalar affolunur. Onda işlenen hayrın sevâbı gibi işlenen günahın cezâsı da kat kat olur.<br />
<br />
Peygamber Efendimize (s.a.v.); "Yâ Resûlallâh! 'Receb Allâh'ın ayıdır' ne demektir?" diye soruldu.<br />
<br />
"Receb Allâh'ın ayıdır. Çünkü Receb, Hakk'ın mağfiretine mahsus bir aydır... Bu ayda Allâhü Teâlâ peygamberlerin duâlarını kabûl etmiştir, bu ayda Allah, evliyasını düşmanlarından kurtarmıştır.<br />
<br />
Bir kimse bu ayda oruç tutsa, Allâh ona üç türlü lütufta bulunur: Onun geçmiş günahlarını mağfiret eder, kalan hayatında (hayır üzere bulundukça) onu korur, mahşerde susuzluktan emin kılar.<br />
<br />
Bir yaşlı zât ayağa kalkıp: "Yâ Resûlallâh! Ben Receb ayının hepsini oruç tutamam" dedi.<br />
<br />
"Sen Receb ayının birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut, hepsini tutmuş gibi olursun. Çünkü hasene on katı ile yazılır. Ammâ ilk Cuma gecesinden de gâfil olma" buyurdular.<br />
 Fazilet Takvimi 28 Nisan 2014]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[RECEB AYI ALLÂHÜ TEÂLÂ'NIN AYIDIR<br />
<br />
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) "Receb ayı Allâh'ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır." buyurdular.Receb ayı, günahları terk içindir. Şaban Allâh'ın ahdine vefa ve amel ayıdır. Ramazan ayı sıdk ve safa içindir.<br />
<br />
Receb ayı tevbenin kabûlüne, Şabân ayı şefâate, Ramazan ayı ise sevabların kat kat olmasına vesiledir. Receb ayı tohum ekme, Şaban ayı sulama, Ramazan ayı ise hasad ayı, yani ekip suladığını biçip devşirip toplayacak bir aydır.<br />
<br />
Receb ayı öyle bir aydır ki, Allâhü Teâlâ onda işlenen hayırlara kat kat sevâb verir.<br />
<br />
Bu ayda edilen duâ müstecâb (kabul) olur. Onda işlenen küçük hatalar affolunur. Onda işlenen hayrın sevâbı gibi işlenen günahın cezâsı da kat kat olur.<br />
<br />
Peygamber Efendimize (s.a.v.); "Yâ Resûlallâh! 'Receb Allâh'ın ayıdır' ne demektir?" diye soruldu.<br />
<br />
"Receb Allâh'ın ayıdır. Çünkü Receb, Hakk'ın mağfiretine mahsus bir aydır... Bu ayda Allâhü Teâlâ peygamberlerin duâlarını kabûl etmiştir, bu ayda Allah, evliyasını düşmanlarından kurtarmıştır.<br />
<br />
Bir kimse bu ayda oruç tutsa, Allâh ona üç türlü lütufta bulunur: Onun geçmiş günahlarını mağfiret eder, kalan hayatında (hayır üzere bulundukça) onu korur, mahşerde susuzluktan emin kılar.<br />
<br />
Bir yaşlı zât ayağa kalkıp: "Yâ Resûlallâh! Ben Receb ayının hepsini oruç tutamam" dedi.<br />
<br />
"Sen Receb ayının birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut, hepsini tutmuş gibi olursun. Çünkü hasene on katı ile yazılır. Ammâ ilk Cuma gecesinden de gâfil olma" buyurdular.<br />
 Fazilet Takvimi 28 Nisan 2014]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sandalyede Namaz]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=35</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2014 22:16:29 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=35</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #9400D3;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Courier;">Namaz, kulun Allah'a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti "en hayırlı amel" (İbn Mâce, Taharet, 4)olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber "Kim namazı kasten terk ederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur. <br />
<br />
<br />
Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur'an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka'de-i ahiredir. Allah Teala "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın" (Bakara, 2/238) "Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra "Bunu da yaptığında namazın tamam olur" buyurmuştur. (Tirmîzî, Sünen, Ebvabü's-Salât, 226)<br />
<br />
<br />
Bu rükünlerden her hangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;<br />
<br />
<br />
Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye "Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl." (Buhari, Taksiru'As-Salat, 19) buyurmuştur. <br />
<br />
Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.<br />
<br />
Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.<br />
<br />
<br />
Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.<br />
<br />
<br />
Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.<br />
<br />
Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.<br />
<br />
<br />
Öte yandan dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #9400D3;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Courier;">Namaz, kulun Allah'a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti "en hayırlı amel" (İbn Mâce, Taharet, 4)olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber "Kim namazı kasten terk ederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur. <br />
<br />
<br />
Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur'an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka'de-i ahiredir. Allah Teala "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın" (Bakara, 2/238) "Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra "Bunu da yaptığında namazın tamam olur" buyurmuştur. (Tirmîzî, Sünen, Ebvabü's-Salât, 226)<br />
<br />
<br />
Bu rükünlerden her hangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;<br />
<br />
<br />
Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye "Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl." (Buhari, Taksiru'As-Salat, 19) buyurmuştur. <br />
<br />
Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.<br />
<br />
Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.<br />
<br />
<br />
Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.<br />
<br />
<br />
Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.<br />
<br />
Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.<br />
<br />
<br />
Öte yandan dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sigara İçmek Haram mıdır?]]></title>
			<link>http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=33</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2014 22:04:48 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://erdogmusnet.com/forum/showthread.php?tid=33</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Courier;">Sual: Tütün, sigara içmek haram mıdır? İslam âlimleri bu konuda ne bildirmişlerdir?<br />
CEVAP <br />
Dürr-ül-muhtar kitabının beşinci cildinde buyuruluyor ki: <br />
Hanefi âlim İbni Nüceymi Mısri, Eşbah kitabında diyor ki: <br />
Âyet-i kerimede ve hadis-i şeriflerde haram olduğu bildirilmeyen şeyler, aslı üzere helal olur. Veya helal ve haram diye hüküm verilemez. Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğu, böyle şeyler helal olur dedi. İbni Hümam, Tahrir kitabında da böyle söylüyor. Bunun için, Besmele ile kesildiği bilinmeyen hayvana ve zararı görülmeyen ota helal denir. Tütün de böyledir. Âlimlerin çoğuna göre, helaldir. Birkaçına göre ise, hüküm verilemez. [Uyun-ül-besair’de, Hamevi Eşbahı şerh ederken, (Buradan tütün içmenin helal olduğu anlaşılıyor) buyuruyor.] <br />
<br />
Hanefi âlimlerinden, Şam müftüsü, Abdürrahman İmadi, Hediye adındaki kitabında, (Tütün; soğan, sarmısak gibi mekruhtur) buyurdu. İbni Abidin, bu satırları açıklarken buyuruyor ki:<br />
Vehbaniyye şerhinde, (Tütün içmek ve satmak yasak edilmelidir) diyor. [Tütünü yasak eden dördüncü Murad han zamanında bulunan Şernblali de, (Halife mubahları yasak edince haram olur) diyerek, tütün yasak edilmeli demiş, fakat yine de haram veya mekruh dememiştir.]<br />
<br />
Mısır’da, Maliki âlimlerinin büyüklerinden Ali Echüri hazretleri tütünün helal olduğunu bildiren kitap yazıp, dört mezhep âlimlerinin, tütünün helal olduğunu bildiren fetvalarını nakletmiştir. <br />
<br />
Abdülgani Nablüsi hazretleri de tütünün mubah olduğunu bildiren, Essulhu beynelihvan kitabında diyor ki: <br />
Tütün bazılarına zarar verirse, yalnız bunlara haram olur, başkalarına haram olmaz. Bal, safra hastasına zarar verir. Fakat, başkalarına haram değildir. Her şey aslında helaldir. Haram veya mekruh diyebilmek için, delil lazımdır. Şarap habislerin en kötüsü iken ve Resulullah İslamiyetin bildiricisi olduğu halde, şaraba haram demedi. Âyet-i kerime ile yasak edilmesini bekledi. O halde, tütün içmek mubahtır, helaldir. Kokusu ise tab’an mekruhtur. Şer’an mekruh değildir. <br />
<br />
İbni Abidin hazretleri devam ederek buyuruyor ki: <br />
Tütün içmek Şafii’de haram değil, tenzihen mekruhtur. Hatta, zevce tütünü bırakınca, zarar görmezse, meyve gibi olur. Kocasının tütün parası vermesi lazım olur. Tütünü bırakınca, kadın zarar görürse, ilaç gibi olur. <br />
<br />
Tütünü haram sananların vesika olarak ileri sürdükleri, Berika kitabının sahibi Muhammed Hadimi hazretleri diyor ki: <br />
Bazıları, (Tütün ve kahve kullanmak da, âdette bid’attir. İkisi de haram değildir ve mekruh da değildir. Doğrusu da budur. Bunlara haram diyen, âdette bid’ati haram etmiş olur) dedi. Bize göre, kahve belki böyledir. Fakat, bunu da, kullanmamak daha iyidir. Çünkü, hakkında söz birliği yoktur. Tütüne gelince, haram olmadığı doğru ise de, mekruh olduğunda şüphe yoktur. Çünkü, helal olmasında söz birliği yoktur. Hadis-i şerifte, (Soğan, sarmısak yiyen, mescidimize gelmesin) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir. Cüzzam, baras hastaları, yarası kokanlar, üzeri balık kokanlar da böyledir. Tütünü içmek de bunun için mekruh olur dedi. Salih olan kimse, bu hadis-i şeriften korkarak tütün içmez. (Berika) <br />
<br />
Abdülgani Nablusi hazretleri diyor ki: <br />
Tütün ve kahve için çeşitli şeyler söyleniyor ise de, sözün doğrusu, ikisine de haram ve mekruh dedirtecek bir sebep yoktur. Her ikisi de, (Âdette bid’at)dir. Herhangi bir sebep göstererek bunlara haram diyen kimse, âdette bid’at olan şeye haram demiş olur. Âdette bid’ate haram denilemeyeceğini, cumhuri ulema bildirmiştir. (Hadika s.143)<br />
<br />
İsmail Hakkı hazretleri, ilk zamanlarında tütünün haram olduğunu yazmıştı. Çünkü, sultan Murad, tütün içmeyi yasak etmişti. İçen öldürülüyordu. Bu âlim, tütüne değil, tütün içmeye, idama sebep olduğu için haram demişti. Hükümet, tütün yasağını kaldırdıktan sonra, yazdığı kitabında, tütünün haram olmadığını bildirmiştir. [Bursa’da Orhan kütüphanesinde bu kitap vardır.]<br />
<br />
Maliki âlimlerinden Ali Echüri hazretleri buyuruyor ki: <br />
Tütün, aklı gidermiyor. Necis de değildir. Böyle olunca, tütün içmek haram değildir. Başka türlü zararlara sebep olursa haram olur. Zarar vermeyen kimseye haram değildir. Afyonu, aklı gidermeyecek az miktarda yemek caiz olduğu gibi, tütünü de aklı gidermeyecek miktarda içmek caiz olur. Bu ise, insanlara göre ve içilen miktara göre değişir. Bir kimsenin aklını gideren miktar, başkasının aklını gidermez. Tütün haramdır, diye kesin söylenemez. Bunu ancak din cahili olan söyler. Aklı gidermeyince, helal olduğu anlaşılmaktadır. Tütün, israf olduğu için haramdır da denilemez. Çünkü, mubah olan şeyi almak için verilen mal israf olmaz. Zararlı olduğundan haramdır demek de ilmi bir söz değildir. Çünkü, zarar verene haram olur. Zarar vermeyene haram olmaz. Hanefi âlimlerinden şeyh Muhammed Nihriri, uzman doktorun sözü ile veya tecrübe ile zarar verdiğini anlayan kimseye tütün içmek haram olur. Böyle kesin anlaşılmadıkça, helal olduğuna fetva vermiştir. Tütün hakkında bir hadis yoktur. Hanbeli âlimlerinden Meri bin Yusüf Mukaddisi, Tahkikul-burhan fi-şanid-duhan kitabında, başka zarar vermedikçe tütünün haram olmadığını, ateş dumanını ağza çekmek gibi olduğunu, bunun haram olacağını ise kimsenin bildirmemiş olduğunu yazmaktadır. Yeni meydana çıkan bir şey, mubaha benzerse mubah olur. Harama benzerse haram olur. Aklı olan bir din adamı, tütünü elbet mubahlara benzetir. Zarara sebep olmadıkça haram diyemez. Aklı gidermeyecek kadar tütün içmenin haram olmadığını dört mezhep âlimleri sözbirliği ile bildirmişlerdir. (Gayet-ül-beyan) <br />
<br />
Tütün, aklı giderir veya zarar verirse yahut nafakası vacip olanın nafakasını terke veya namazın vaktini kaçırmaya sebep olursa, haram olur. Başkalarının içmesi haram olmaz. Uyuşturucu maddenin aklı gidermeyen kadar az miktarını satmak da caizdir. (Celal-ül-hak fi keşfi ahvali şiraril-halk)<br />
<br />
Tütün içmek, alkollü içkiler ve afyon, morfin, esrar ve benzerleri uyuşturucu maddeler gibi, haram edilmemiştir. İbni Abidin, (Zebaih) kısmında, (Allahü teâlânın, helal ve haram diye açıklamadığı şey, Allahü teâlânın af ettiği şeylerdendir) hadis-i şerifini yazarak, haram olduğu bildirilmeyen ve haram edilmiş olanlara benzemeyen her şeyin mubah olduğunu göstermektedir. <br />
<br />
Kötü alışkanlık, haram işlemeye alışmak demektir. Haram olmayan şeyi kullanmaya kötü alışkanlık denmez. Boğazına düşkün olanlar, yiyeceğe benzetilemez diyerek de tütünü kötülüyorlar. Tütün bitkisini yakıp, dumanını çekmek, ihtiyaç değil, caiz olmaz diyorlar. Günnük, ud ağacı, tütsü otunu yakıp koklamak mubahtır. Bunlar, yenmez, içilmez, caiz olmaz denemez. Ölülerde ve dirilerde kullanılması sünnet olan şeyi de, yakılıp dumanı savruluyor diye, kötülenemez. Bunlar ve pis kokulu otlar, Araf suresindeki, (Yerden çıkardığı ziynet) kelimesine dahil olunmuştur. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:<br />
(Çok yiyince sarhoş eden katı madde ve otların aslı temizdir, mubahtır.) (Redd-ül-muhtar 5/ 295)<br />
<br />
Bir kimseye zarar veren mubah şey, ona haram olur. Zarar vermediği kimselere haram olmaz. Aşırı içen bazı kimselere zarar verirse, bunların çok içmesi haram olur. Fakat, bunların az içmelerine ve zarar görmeyenlere de haram olur denilemez. Çoğu zarar veren şeyin azı da haram olur demek pek yanlıştır. Her şeyin çoğu zarar verir. Ekmeğin, suyun da çoğu, zarar verir. Bunun içindir ki, doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, çoğu zarar veriyor diye, az yemek, içmek, haram olur mu? <br />
<br />
Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki: <br />
Yemesi, içmesi zararlı olanlar üçe ayrılır: <br />
1- Öldürücü olanlar. Her zehir, cam tozu ve benzerleri böyledir. Bunları yemek, içmek haramdır. <br />
2- Öldürücü olmayanlar. Toprak, çamur, kil ve benzerleri böyledir. Bunları çok yemek, içmek mekruh olup, zararsız miktarları mubahtır.<br />
3- Organlarında zafiyet olanlara zarar verenler. Sağlam olanlara zarar vermezler. Bazı kimselere balık eti, süt, yumurta, biber gibi şeyler zarar verir. Bunlar, yalnız zarar verenlere haram, mekruh olur. Zarar vermeyenlere ise mubahtır. (Hadika)<br />
<br />
Tütüne zararlıdır diyenler üçüncü maddeye dahil ediyorlar. Her içeni öldürücü bir zehir olduğunu bildiren bir ilim adamı yoktur. Tütündeki nikotinden dolayı, günde bir iki sigara içen zehirlenir diyen de yoktur. Çünkü bu söz, havada, boğucu olan karbondioksit gazı bulunduğu için, nefes alan zehirlenir demeye benzer. Nikotinden çok daha zehirli olan siyanür asidi, acı bademde de vardır. Bu zehirden dolayı acı badem yemek haramdır, mekruhtur diyen yoktur. Her şeyi fazla yemek, içmek zararlı olur. Aşırı tütün içmek elbette zararlıdır. Bunun için sigara herkese zararlıdır, kansere sebep olur diyerek, günde 1-2 sigaranın da zararlı olacağını sanmak, bu yüzden haram veya mekruh demek ilme aykırıdır.<br />
Hanefi âlimi seyyid Ahmed Tahtavi diyor ki: Şafii âlimlerinin çoğu, tütüne tenzihen mekruh dedi. Hanefi mezhebinde, soğan, sarmısak gibi tenzihen mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar haşiyesi)<br />
<br />
İbni Abidin, abdestin sünnetlerini anlatırken diyor ki:<br />
Pezdevi üsulünde denildiği gibi, haram olduğu açıkça bildirilmeyen her şey, sözbirliği ile mubahtır. Çünkü, Allahü teâlâ Bekara suresinde, (Yerlerde olan her şeyi sizin için yarattım) mealindeki âyet-i kerimede, hepsinin mubah olduğunu bildirmektedir. Tahrir kitabında bildirildiği gibi, Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğunluğuna göre, her şey yaratılışında helaldir. Ekmel-üd-din, (Pezdevi) şerhinde de böyle bildiriyor ve bir şeyin haram olduğunu işitmeyen kimselerin, o şeyi yemesi mubahtır diyor. <br />
İmam-ı Muhammed, (Leş ve şarap, yasak edildikten sonra haram oldu) diyerek, her şeyin aslında mubah olduğunu, yasak edilince haram olduklarını bildiriyor.<br />
<br />
Milyonlarla salih Müslümanın ve halife-i müsliminin, şeyh-ül İslamların kullandığı şeye, kendi aklı ile kötü alışkanlık demek, bunu haramlara benzetmeye kalkışmak, ancak cahillerin yapacağı iştir. İkinci Abdülhamid han tütün içerdi. Kendisine Şemdinan ve İskeçe şehrinden tütün gelirdi. İskeçe, Şemdinan ve Samsun tütünleri, kıyılmış halinde, latif kokmaktadır. Çubuğa koyup içerlerken, etrafa hoş kokusu yayılmaktadır. Bozuk, karışık tütün içerken iyi kokmazsa, halis ve hoş kokulusu kötülenemez. Acı biberi sevmeyen kimse, tatlı biberi, hatta acısını da kötüleyemez. Bunlara mekruh diyemez. Eğer derse, sözünün kıymeti olmaz. Herkes, sevmediği şeye haram, mekruh derse, din-i İslam, Hıristiyanlığa döner. Onun gibi karmakarışık olur.<br />
<br />
Tütünü bırakmak nefs ile mücadele sevabı kazandırmaz. Bedene ihtiyacını vermemek, zulüm olur. <br />
Günah olur. Nefs, ihtiyaca kavuşmakla doymaz. İhtiyaçtan fazlasını ve haramları ister. O halde, nefsle mücadele, haramlardan ve mubahların fazlasından sakınmaktır. Günde bir kere tütün içmemek, nefsle mücadele değildir. Tütünü, sıhhate ve keseye zararlı olacak miktarda fazla içmemek mücadeledir. Yalnız tütün ile değil, bütün mubahlarla da nefs mücadelesinin böyle olması gerekir.<br />
<br />
Tütünü, afyona benzetmek de, onun herkese haram olacağını göstermez. Tersine olarak, zarar yapmayacak kadar az içenlere mekruh bile olmadığını, gösterir. Çünkü müctehidler, afyon gibi uyuşturucu maddeleri, haram olan içkilerden ayırmaktadır. <br />
<br />
Dürr-ül-muhtar 3. cilt, 166.sayfada, (Benc veya Ban otu denilen uyuşturucu otu yemek mubahtır. Çünkü ottur. Bununla sarhoş olmak haramdır) diyor. İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken buyuruyor ki: <br />
(İmam-ı Muhammede göre, çoğu sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis olduğunu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz değildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve diğer katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]<br />
<br />
Tütün abes de değildir. Abes, faydasız iş yapmaya, boş yere vakit geçirmeye denir. Çalgı ile, oyun ile vakit geçirmek böyledir. Tütün, vakit öldüren bir iş değildir ki, abes denilsin. Tütün içmek, faydalı iş yapmaya mani olmuyor. Tütün içerken kitap okunur. Misafir ile sohbet edilir.<br />
<br />
Büyüklerin yanında, camilerde, vaazlarda, muhterem yerlerde içilmemesi de, haram veya mekruh olacağını göstermez. Büyüklerin yanında yatılmaz. Bunlara ve Kâbe’ye karşı ayak uzatılmaz. Vaazda, derste ekmek bile yenmez. Böyle, birçok yerlerde ve sıkıntı duyanların yanında yapılmayan çok şey vardır ki, başka yerlerde ve yalnız iken hiçbiri haram veya mekruh değildir. Camide alışveriş etmek, yüksek sesle konuşmak, kan aldırmak mekruhtur. Fakat bunlar, cami dışında mekruh değildir. <br />
İhtiyaç deyince yalnız yiyip içecekleri anlamak, pek basit bir görüştür. Bedenin, ruhun çeşitli ihtiyaçları olduğu, din kitaplarında yer almaktadır. Bütün duyu organlarımızın farklı ihtiyaçları olduğu gibi, sinir sisteminin, hatta her organın ayrı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların, ekmek, su gibi önemli olduğu, herkesçe bilinmektedir. Fıkıh kitaplarında, akla gelmeyen, çeşitli ihtiyaçlar görüyoruz. Mesela, Dürr-ül-muhtar’da, (Burnu ve teri silmek için mendil satın almak, ihtiyaç için olursa caizdir. Gösteriş için olursa, tahrimen mekruhtur) diyor. <br />
<br />
Görülüyor ki, bir şeyi kullanmak bile, niyete göre ihtiyaç olmaktadır. Doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, oruç tutmak veya misafiri utandırmamak için olunca, helal, hatta sevap oluyor. Misafire ikram için, haram, helal oluyor da, haram olmayan tütünü ikram etmek neden suç olsun? Tütünü kötüleyenler, bu hücumlarını, keşke, İslamiyet’in haram ettiği şeylere karşı yapsalardı, çok sevap kazanırlardı. İslam’a büyük hizmet etmiş olurlardı. Fakat, şeytan herkesi bir taraftan yakalıyor. Hem İslamiyet’e saldırtıyor, hem de, ibadet yaptığını sanarak, kibre, ucba sürüklüyor. Bunları anlamadan konuşmak, dine de, söz sahibine de kusur getirir. Hissi, yani kendi görüşlerini, dinin emirleri ve yasakları durumunda göstermeye kalkışmak ve yapılan işlerin, helal mi, haram mı olacağını ayırırken taassuba kapılıp, nasslara dayanmamak felakettir. <br />
<br />
Birkaç âlim ise, nafakadan kesilmesi, dumanı ile başkasını rahatsız etmesi, çok içerek bedene zarar vermesi... gibi şartlarda tütüne haram veya mekruh demişlerdir. Yoksa, mücerret [soyut olarak] tütünün içilmesini kötüleyen hiçbir âlim yoktur. El-Ukud-üd-dürriyye’nin ve Hadika ikinci cildinin sonunda, tütünün haram olmadığı vesikalarla ispat edilmiş ve Tahtavi’nin Merakıl-felah haşiyesi, orucu bozanlarda da uzun yazılıdır.<br />
<br />
Şam âlimlerinden Mustafa Rüştünün Tuhfet-ülihvan ma kile fiddühan kitabında, insanın sıhhatini bozan, zarar veren şeyleri ve israfı uzun anlattıktan sonra, tütünün böyle olmadığını bildiriyor. Tütüne haram demek, vera ve takva da olmaz. Vera sahipleri, Allahü teâlânın haram etmediği şeye, haram diyemez diyor. Hanefi âlimlerinden allame Abdüllah bin Muhammed Nihriri ve Şafii âlimlerinden Ali bin Yahya Nevreddin Ziyadi ve Abdürraufi Münavi ve şeyh Ali Şevberi ve şeyh İsmaili Sencidi ve Maliki âlimlerinden allame Külli ve Hanbeli âlimlerinden şeyh Meri, tütünün haram olmadığına fetva vermişlerdir diyor. Zararı ve lüzumu olmayan şey için mubah, zihin durgunluğunu giderip, hafızasını kuvvetlendirene mendub, terk edince zarar verene vacib, kullanınca zarar verene haram, içmek istemeyene, tütün içmesi mekruh olur, diyor. Şarap böyle değildir. Şaraba alışan, tevbe etse, şarabı terk ettiği için hasta olup, ölse, sevap olur.<br />
<br />
Âlimlerin çoğu tütüne mubah demiştir. Mesela Şeyh-ul İslam Ebülbeka, Ahmed bin Ali Hariri, İsmail Meraşi, kadi Abdürrahim, Ganim bin Muhammed Bağdadi, Şeyhul İslam Behai, Muhammed Tarsusi, Muhammed Kehvaki, Mısır âlimlerinden Yusüf Decvi ve Muhammed bin Abdülbaki Zerkani, allame Abdülgani Nablusi, Abdürrahman bin Muhammed İmadi, allame Ali Echüri, Mahmud-i Samini, Osman Bedreddin, seyyid Abdülhakim efendi, büyük âlim, veliyyi kâmil mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyorlar ki: <br />
(Zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen tütüne haram ve mekruh demekten sakınmalı, kesesine ve sıhhatine zarar vermeyecek kadar az içenleri fâsık, günahkâr bilmemelidir.)<br />
</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #0000CD;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Courier;">Sual: Tütün, sigara içmek haram mıdır? İslam âlimleri bu konuda ne bildirmişlerdir?<br />
CEVAP <br />
Dürr-ül-muhtar kitabının beşinci cildinde buyuruluyor ki: <br />
Hanefi âlim İbni Nüceymi Mısri, Eşbah kitabında diyor ki: <br />
Âyet-i kerimede ve hadis-i şeriflerde haram olduğu bildirilmeyen şeyler, aslı üzere helal olur. Veya helal ve haram diye hüküm verilemez. Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğu, böyle şeyler helal olur dedi. İbni Hümam, Tahrir kitabında da böyle söylüyor. Bunun için, Besmele ile kesildiği bilinmeyen hayvana ve zararı görülmeyen ota helal denir. Tütün de böyledir. Âlimlerin çoğuna göre, helaldir. Birkaçına göre ise, hüküm verilemez. [Uyun-ül-besair’de, Hamevi Eşbahı şerh ederken, (Buradan tütün içmenin helal olduğu anlaşılıyor) buyuruyor.] <br />
<br />
Hanefi âlimlerinden, Şam müftüsü, Abdürrahman İmadi, Hediye adındaki kitabında, (Tütün; soğan, sarmısak gibi mekruhtur) buyurdu. İbni Abidin, bu satırları açıklarken buyuruyor ki:<br />
Vehbaniyye şerhinde, (Tütün içmek ve satmak yasak edilmelidir) diyor. [Tütünü yasak eden dördüncü Murad han zamanında bulunan Şernblali de, (Halife mubahları yasak edince haram olur) diyerek, tütün yasak edilmeli demiş, fakat yine de haram veya mekruh dememiştir.]<br />
<br />
Mısır’da, Maliki âlimlerinin büyüklerinden Ali Echüri hazretleri tütünün helal olduğunu bildiren kitap yazıp, dört mezhep âlimlerinin, tütünün helal olduğunu bildiren fetvalarını nakletmiştir. <br />
<br />
Abdülgani Nablüsi hazretleri de tütünün mubah olduğunu bildiren, Essulhu beynelihvan kitabında diyor ki: <br />
Tütün bazılarına zarar verirse, yalnız bunlara haram olur, başkalarına haram olmaz. Bal, safra hastasına zarar verir. Fakat, başkalarına haram değildir. Her şey aslında helaldir. Haram veya mekruh diyebilmek için, delil lazımdır. Şarap habislerin en kötüsü iken ve Resulullah İslamiyetin bildiricisi olduğu halde, şaraba haram demedi. Âyet-i kerime ile yasak edilmesini bekledi. O halde, tütün içmek mubahtır, helaldir. Kokusu ise tab’an mekruhtur. Şer’an mekruh değildir. <br />
<br />
İbni Abidin hazretleri devam ederek buyuruyor ki: <br />
Tütün içmek Şafii’de haram değil, tenzihen mekruhtur. Hatta, zevce tütünü bırakınca, zarar görmezse, meyve gibi olur. Kocasının tütün parası vermesi lazım olur. Tütünü bırakınca, kadın zarar görürse, ilaç gibi olur. <br />
<br />
Tütünü haram sananların vesika olarak ileri sürdükleri, Berika kitabının sahibi Muhammed Hadimi hazretleri diyor ki: <br />
Bazıları, (Tütün ve kahve kullanmak da, âdette bid’attir. İkisi de haram değildir ve mekruh da değildir. Doğrusu da budur. Bunlara haram diyen, âdette bid’ati haram etmiş olur) dedi. Bize göre, kahve belki böyledir. Fakat, bunu da, kullanmamak daha iyidir. Çünkü, hakkında söz birliği yoktur. Tütüne gelince, haram olmadığı doğru ise de, mekruh olduğunda şüphe yoktur. Çünkü, helal olmasında söz birliği yoktur. Hadis-i şerifte, (Soğan, sarmısak yiyen, mescidimize gelmesin) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir. Cüzzam, baras hastaları, yarası kokanlar, üzeri balık kokanlar da böyledir. Tütünü içmek de bunun için mekruh olur dedi. Salih olan kimse, bu hadis-i şeriften korkarak tütün içmez. (Berika) <br />
<br />
Abdülgani Nablusi hazretleri diyor ki: <br />
Tütün ve kahve için çeşitli şeyler söyleniyor ise de, sözün doğrusu, ikisine de haram ve mekruh dedirtecek bir sebep yoktur. Her ikisi de, (Âdette bid’at)dir. Herhangi bir sebep göstererek bunlara haram diyen kimse, âdette bid’at olan şeye haram demiş olur. Âdette bid’ate haram denilemeyeceğini, cumhuri ulema bildirmiştir. (Hadika s.143)<br />
<br />
İsmail Hakkı hazretleri, ilk zamanlarında tütünün haram olduğunu yazmıştı. Çünkü, sultan Murad, tütün içmeyi yasak etmişti. İçen öldürülüyordu. Bu âlim, tütüne değil, tütün içmeye, idama sebep olduğu için haram demişti. Hükümet, tütün yasağını kaldırdıktan sonra, yazdığı kitabında, tütünün haram olmadığını bildirmiştir. [Bursa’da Orhan kütüphanesinde bu kitap vardır.]<br />
<br />
Maliki âlimlerinden Ali Echüri hazretleri buyuruyor ki: <br />
Tütün, aklı gidermiyor. Necis de değildir. Böyle olunca, tütün içmek haram değildir. Başka türlü zararlara sebep olursa haram olur. Zarar vermeyen kimseye haram değildir. Afyonu, aklı gidermeyecek az miktarda yemek caiz olduğu gibi, tütünü de aklı gidermeyecek miktarda içmek caiz olur. Bu ise, insanlara göre ve içilen miktara göre değişir. Bir kimsenin aklını gideren miktar, başkasının aklını gidermez. Tütün haramdır, diye kesin söylenemez. Bunu ancak din cahili olan söyler. Aklı gidermeyince, helal olduğu anlaşılmaktadır. Tütün, israf olduğu için haramdır da denilemez. Çünkü, mubah olan şeyi almak için verilen mal israf olmaz. Zararlı olduğundan haramdır demek de ilmi bir söz değildir. Çünkü, zarar verene haram olur. Zarar vermeyene haram olmaz. Hanefi âlimlerinden şeyh Muhammed Nihriri, uzman doktorun sözü ile veya tecrübe ile zarar verdiğini anlayan kimseye tütün içmek haram olur. Böyle kesin anlaşılmadıkça, helal olduğuna fetva vermiştir. Tütün hakkında bir hadis yoktur. Hanbeli âlimlerinden Meri bin Yusüf Mukaddisi, Tahkikul-burhan fi-şanid-duhan kitabında, başka zarar vermedikçe tütünün haram olmadığını, ateş dumanını ağza çekmek gibi olduğunu, bunun haram olacağını ise kimsenin bildirmemiş olduğunu yazmaktadır. Yeni meydana çıkan bir şey, mubaha benzerse mubah olur. Harama benzerse haram olur. Aklı olan bir din adamı, tütünü elbet mubahlara benzetir. Zarara sebep olmadıkça haram diyemez. Aklı gidermeyecek kadar tütün içmenin haram olmadığını dört mezhep âlimleri sözbirliği ile bildirmişlerdir. (Gayet-ül-beyan) <br />
<br />
Tütün, aklı giderir veya zarar verirse yahut nafakası vacip olanın nafakasını terke veya namazın vaktini kaçırmaya sebep olursa, haram olur. Başkalarının içmesi haram olmaz. Uyuşturucu maddenin aklı gidermeyen kadar az miktarını satmak da caizdir. (Celal-ül-hak fi keşfi ahvali şiraril-halk)<br />
<br />
Tütün içmek, alkollü içkiler ve afyon, morfin, esrar ve benzerleri uyuşturucu maddeler gibi, haram edilmemiştir. İbni Abidin, (Zebaih) kısmında, (Allahü teâlânın, helal ve haram diye açıklamadığı şey, Allahü teâlânın af ettiği şeylerdendir) hadis-i şerifini yazarak, haram olduğu bildirilmeyen ve haram edilmiş olanlara benzemeyen her şeyin mubah olduğunu göstermektedir. <br />
<br />
Kötü alışkanlık, haram işlemeye alışmak demektir. Haram olmayan şeyi kullanmaya kötü alışkanlık denmez. Boğazına düşkün olanlar, yiyeceğe benzetilemez diyerek de tütünü kötülüyorlar. Tütün bitkisini yakıp, dumanını çekmek, ihtiyaç değil, caiz olmaz diyorlar. Günnük, ud ağacı, tütsü otunu yakıp koklamak mubahtır. Bunlar, yenmez, içilmez, caiz olmaz denemez. Ölülerde ve dirilerde kullanılması sünnet olan şeyi de, yakılıp dumanı savruluyor diye, kötülenemez. Bunlar ve pis kokulu otlar, Araf suresindeki, (Yerden çıkardığı ziynet) kelimesine dahil olunmuştur. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:<br />
(Çok yiyince sarhoş eden katı madde ve otların aslı temizdir, mubahtır.) (Redd-ül-muhtar 5/ 295)<br />
<br />
Bir kimseye zarar veren mubah şey, ona haram olur. Zarar vermediği kimselere haram olmaz. Aşırı içen bazı kimselere zarar verirse, bunların çok içmesi haram olur. Fakat, bunların az içmelerine ve zarar görmeyenlere de haram olur denilemez. Çoğu zarar veren şeyin azı da haram olur demek pek yanlıştır. Her şeyin çoğu zarar verir. Ekmeğin, suyun da çoğu, zarar verir. Bunun içindir ki, doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, çoğu zarar veriyor diye, az yemek, içmek, haram olur mu? <br />
<br />
Abdülgani Nablusi hazretleri buyuruyor ki: <br />
Yemesi, içmesi zararlı olanlar üçe ayrılır: <br />
1- Öldürücü olanlar. Her zehir, cam tozu ve benzerleri böyledir. Bunları yemek, içmek haramdır. <br />
2- Öldürücü olmayanlar. Toprak, çamur, kil ve benzerleri böyledir. Bunları çok yemek, içmek mekruh olup, zararsız miktarları mubahtır.<br />
3- Organlarında zafiyet olanlara zarar verenler. Sağlam olanlara zarar vermezler. Bazı kimselere balık eti, süt, yumurta, biber gibi şeyler zarar verir. Bunlar, yalnız zarar verenlere haram, mekruh olur. Zarar vermeyenlere ise mubahtır. (Hadika)<br />
<br />
Tütüne zararlıdır diyenler üçüncü maddeye dahil ediyorlar. Her içeni öldürücü bir zehir olduğunu bildiren bir ilim adamı yoktur. Tütündeki nikotinden dolayı, günde bir iki sigara içen zehirlenir diyen de yoktur. Çünkü bu söz, havada, boğucu olan karbondioksit gazı bulunduğu için, nefes alan zehirlenir demeye benzer. Nikotinden çok daha zehirli olan siyanür asidi, acı bademde de vardır. Bu zehirden dolayı acı badem yemek haramdır, mekruhtur diyen yoktur. Her şeyi fazla yemek, içmek zararlı olur. Aşırı tütün içmek elbette zararlıdır. Bunun için sigara herkese zararlıdır, kansere sebep olur diyerek, günde 1-2 sigaranın da zararlı olacağını sanmak, bu yüzden haram veya mekruh demek ilme aykırıdır.<br />
Hanefi âlimi seyyid Ahmed Tahtavi diyor ki: Şafii âlimlerinin çoğu, tütüne tenzihen mekruh dedi. Hanefi mezhebinde, soğan, sarmısak gibi tenzihen mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar haşiyesi)<br />
<br />
İbni Abidin, abdestin sünnetlerini anlatırken diyor ki:<br />
Pezdevi üsulünde denildiği gibi, haram olduğu açıkça bildirilmeyen her şey, sözbirliği ile mubahtır. Çünkü, Allahü teâlâ Bekara suresinde, (Yerlerde olan her şeyi sizin için yarattım) mealindeki âyet-i kerimede, hepsinin mubah olduğunu bildirmektedir. Tahrir kitabında bildirildiği gibi, Hanefi ve Şafii âlimlerinin çoğunluğuna göre, her şey yaratılışında helaldir. Ekmel-üd-din, (Pezdevi) şerhinde de böyle bildiriyor ve bir şeyin haram olduğunu işitmeyen kimselerin, o şeyi yemesi mubahtır diyor. <br />
İmam-ı Muhammed, (Leş ve şarap, yasak edildikten sonra haram oldu) diyerek, her şeyin aslında mubah olduğunu, yasak edilince haram olduklarını bildiriyor.<br />
<br />
Milyonlarla salih Müslümanın ve halife-i müsliminin, şeyh-ül İslamların kullandığı şeye, kendi aklı ile kötü alışkanlık demek, bunu haramlara benzetmeye kalkışmak, ancak cahillerin yapacağı iştir. İkinci Abdülhamid han tütün içerdi. Kendisine Şemdinan ve İskeçe şehrinden tütün gelirdi. İskeçe, Şemdinan ve Samsun tütünleri, kıyılmış halinde, latif kokmaktadır. Çubuğa koyup içerlerken, etrafa hoş kokusu yayılmaktadır. Bozuk, karışık tütün içerken iyi kokmazsa, halis ve hoş kokulusu kötülenemez. Acı biberi sevmeyen kimse, tatlı biberi, hatta acısını da kötüleyemez. Bunlara mekruh diyemez. Eğer derse, sözünün kıymeti olmaz. Herkes, sevmediği şeye haram, mekruh derse, din-i İslam, Hıristiyanlığa döner. Onun gibi karmakarışık olur.<br />
<br />
Tütünü bırakmak nefs ile mücadele sevabı kazandırmaz. Bedene ihtiyacını vermemek, zulüm olur. <br />
Günah olur. Nefs, ihtiyaca kavuşmakla doymaz. İhtiyaçtan fazlasını ve haramları ister. O halde, nefsle mücadele, haramlardan ve mubahların fazlasından sakınmaktır. Günde bir kere tütün içmemek, nefsle mücadele değildir. Tütünü, sıhhate ve keseye zararlı olacak miktarda fazla içmemek mücadeledir. Yalnız tütün ile değil, bütün mubahlarla da nefs mücadelesinin böyle olması gerekir.<br />
<br />
Tütünü, afyona benzetmek de, onun herkese haram olacağını göstermez. Tersine olarak, zarar yapmayacak kadar az içenlere mekruh bile olmadığını, gösterir. Çünkü müctehidler, afyon gibi uyuşturucu maddeleri, haram olan içkilerden ayırmaktadır. <br />
<br />
Dürr-ül-muhtar 3. cilt, 166.sayfada, (Benc veya Ban otu denilen uyuşturucu otu yemek mubahtır. Çünkü ottur. Bununla sarhoş olmak haramdır) diyor. İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken buyuruyor ki: <br />
(İmam-ı Muhammede göre, çoğu sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis olduğunu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz değildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve diğer katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]<br />
<br />
Tütün abes de değildir. Abes, faydasız iş yapmaya, boş yere vakit geçirmeye denir. Çalgı ile, oyun ile vakit geçirmek böyledir. Tütün, vakit öldüren bir iş değildir ki, abes denilsin. Tütün içmek, faydalı iş yapmaya mani olmuyor. Tütün içerken kitap okunur. Misafir ile sohbet edilir.<br />
<br />
Büyüklerin yanında, camilerde, vaazlarda, muhterem yerlerde içilmemesi de, haram veya mekruh olacağını göstermez. Büyüklerin yanında yatılmaz. Bunlara ve Kâbe’ye karşı ayak uzatılmaz. Vaazda, derste ekmek bile yenmez. Böyle, birçok yerlerde ve sıkıntı duyanların yanında yapılmayan çok şey vardır ki, başka yerlerde ve yalnız iken hiçbiri haram veya mekruh değildir. Camide alışveriş etmek, yüksek sesle konuşmak, kan aldırmak mekruhtur. Fakat bunlar, cami dışında mekruh değildir. <br />
İhtiyaç deyince yalnız yiyip içecekleri anlamak, pek basit bir görüştür. Bedenin, ruhun çeşitli ihtiyaçları olduğu, din kitaplarında yer almaktadır. Bütün duyu organlarımızın farklı ihtiyaçları olduğu gibi, sinir sisteminin, hatta her organın ayrı ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların, ekmek, su gibi önemli olduğu, herkesçe bilinmektedir. Fıkıh kitaplarında, akla gelmeyen, çeşitli ihtiyaçlar görüyoruz. Mesela, Dürr-ül-muhtar’da, (Burnu ve teri silmek için mendil satın almak, ihtiyaç için olursa caizdir. Gösteriş için olursa, tahrimen mekruhtur) diyor. <br />
<br />
Görülüyor ki, bir şeyi kullanmak bile, niyete göre ihtiyaç olmaktadır. Doyduktan sonra yemek haramdır. Fakat, oruç tutmak veya misafiri utandırmamak için olunca, helal, hatta sevap oluyor. Misafire ikram için, haram, helal oluyor da, haram olmayan tütünü ikram etmek neden suç olsun? Tütünü kötüleyenler, bu hücumlarını, keşke, İslamiyet’in haram ettiği şeylere karşı yapsalardı, çok sevap kazanırlardı. İslam’a büyük hizmet etmiş olurlardı. Fakat, şeytan herkesi bir taraftan yakalıyor. Hem İslamiyet’e saldırtıyor, hem de, ibadet yaptığını sanarak, kibre, ucba sürüklüyor. Bunları anlamadan konuşmak, dine de, söz sahibine de kusur getirir. Hissi, yani kendi görüşlerini, dinin emirleri ve yasakları durumunda göstermeye kalkışmak ve yapılan işlerin, helal mi, haram mı olacağını ayırırken taassuba kapılıp, nasslara dayanmamak felakettir. <br />
<br />
Birkaç âlim ise, nafakadan kesilmesi, dumanı ile başkasını rahatsız etmesi, çok içerek bedene zarar vermesi... gibi şartlarda tütüne haram veya mekruh demişlerdir. Yoksa, mücerret [soyut olarak] tütünün içilmesini kötüleyen hiçbir âlim yoktur. El-Ukud-üd-dürriyye’nin ve Hadika ikinci cildinin sonunda, tütünün haram olmadığı vesikalarla ispat edilmiş ve Tahtavi’nin Merakıl-felah haşiyesi, orucu bozanlarda da uzun yazılıdır.<br />
<br />
Şam âlimlerinden Mustafa Rüştünün Tuhfet-ülihvan ma kile fiddühan kitabında, insanın sıhhatini bozan, zarar veren şeyleri ve israfı uzun anlattıktan sonra, tütünün böyle olmadığını bildiriyor. Tütüne haram demek, vera ve takva da olmaz. Vera sahipleri, Allahü teâlânın haram etmediği şeye, haram diyemez diyor. Hanefi âlimlerinden allame Abdüllah bin Muhammed Nihriri ve Şafii âlimlerinden Ali bin Yahya Nevreddin Ziyadi ve Abdürraufi Münavi ve şeyh Ali Şevberi ve şeyh İsmaili Sencidi ve Maliki âlimlerinden allame Külli ve Hanbeli âlimlerinden şeyh Meri, tütünün haram olmadığına fetva vermişlerdir diyor. Zararı ve lüzumu olmayan şey için mubah, zihin durgunluğunu giderip, hafızasını kuvvetlendirene mendub, terk edince zarar verene vacib, kullanınca zarar verene haram, içmek istemeyene, tütün içmesi mekruh olur, diyor. Şarap böyle değildir. Şaraba alışan, tevbe etse, şarabı terk ettiği için hasta olup, ölse, sevap olur.<br />
<br />
Âlimlerin çoğu tütüne mubah demiştir. Mesela Şeyh-ul İslam Ebülbeka, Ahmed bin Ali Hariri, İsmail Meraşi, kadi Abdürrahim, Ganim bin Muhammed Bağdadi, Şeyhul İslam Behai, Muhammed Tarsusi, Muhammed Kehvaki, Mısır âlimlerinden Yusüf Decvi ve Muhammed bin Abdülbaki Zerkani, allame Abdülgani Nablusi, Abdürrahman bin Muhammed İmadi, allame Ali Echüri, Mahmud-i Samini, Osman Bedreddin, seyyid Abdülhakim efendi, büyük âlim, veliyyi kâmil mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyorlar ki: <br />
(Zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen tütüne haram ve mekruh demekten sakınmalı, kesesine ve sıhhatine zarar vermeyecek kadar az içenleri fâsık, günahkâr bilmemelidir.)<br />
</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>