ERDOĞMUŞ KÖYÜ

Hayatımızda Batıl İnançların Yeri ve Sebepleri

 

HAYATIMIZDA BATIL İNANÇLARIN YERİ VE SEBEPLERİ
Günümüzde insanları tamamen etkisi altına almış olan batıl inanışlarımız insanların korkularından, dinlerini iyi bilmemelerinden ve gelecek kaygılarından kaynaklanıyor. Batıl inanışların hemen hepsi insanlar tarafından uydurulmuştur. Korkularını, beklentilerini bir olaya bağlama ihtiyacından, başa gelen olumsuzluklara veya olmasını istedikleri şeye sebep yaratma amacıyla ortaya atılmıştır. “Batıl” adı üstünde gerçek dışı, dayanağı olmayan demektir. Bu tür inanışların hiç bir mantıksal temeli de yoktur. Mantık dışı, İSLAMLA alakası olmayan şeylere inanan insanların uyguladığı ve çevresindekilere de uygulatmaya çalıştığı temelsiz hareketlerdir.
BATILI ÜLKELERDEKİ BATIL İNANÇLAR
1. 13. Cuma: İskandinav mitolojisinde 12 tanrıya 13. kötü tanrının katılmasının insanlara kötü talih getirdiğine inanılır.
2. 2 ayaklı merdiven açıkken bir üçgen oluşturur. Altından geçmek bazı Hıristiyanlarca kutsal üçlemenin bozulmasına neden olduğuna inanılır. Kutsal üçleme kırılarak şeytanla bir anlaşma içerisine girildiği söylenir ve kötü şans getirir.
3. Antik Mısır'da Tanrıça Bast siyah bir kedi olarak tasvir edilirdi. Hıristiyanlarca diğer dinleri çağrıştıran her türlü obje kötü şans getirirdi ve dinlerine karşı çıkardı siyah kedi de dinlerine zarar verecek tanrıyla aralarına girecek bir objeydi. Hatta kedileri olan kadınlar bir dönem cadılıkla suçlanıp cezalandırılmıştı Engizisyon Mahkemeleri zamanında.
4. Yakınlarda bir baykuş 3 kez öttüğünde oraya ölüm getirdiğine inanılır kimilerince.
5. Ortada hiçbir şey yokken evin içinde bir köpeğin havlaması sonucunda evde birinin hastalanacağına inanılır.
6. Masada bıçakların üst üste gelmesi durumunda yani hane içerisinde masada duran bıçaklar çakışırsa o evde kavga olacağına inanılır.
7. Sebebi ve temeli bilinmese de evde kırılan aynanın 7 yıl şansızlık getirdiğine inanılır. Durduk yere sebepsiz kırılan aynanın ise ölüm getirdiğine..
8. Birçok toplumda batıl olarak ev içerisinde şemsiye açmanın kötü şans getirdiğine inanılır.
9. 1 Mayıs'tan önce ağaçtan çiçek koparıp eve getirmek kötü şans getirir.
10. Birine karşılığında başka bir şey almadan eldiven vermek kötü şans getirir.
11. Suya, denize taş atmak kötü şans getirir.
12. Yeni ayakkabılar masanın üstünde bırakılmaz.
13. Yeni eve taşınırken eski evin süpürgesi yeni eve götürülmez.
14. Kulağınız yanıyorsa biri sizi anıyor demektir. Sol kulak yanıyorsa kötü sağ kulak yanıyorsa iyi şekilde
15. Sol elinizin avuç içi kaşınıyorsa kavga edeceksiniz sağ elinizin avuç içi kaşınıyorsa para gelecek
16. İyi bir şeyden bahsederken ve zarar gelmesi istenmiyorsa tahtaya 3 kez vurulur.
17. Süpürgeyle vurduğunuz kişi tembel olur.
18. Eğer fakir birine yeni bir çift ayakkabı vermezseniz hayatınız boyunca öldükten sonra diğer yaşama çıplak ayakla gidersiniz.
19. Birinin bardakta yarım kalmış suyuna su ilave ederek içilmez kötü kader getirir.
20. Cadılardan korunmak için mavi boncuk taşınır.
21. Eğer köprüde bir arkadaşınıza hoş çakal derseniz o arkadaşınızı bir daha göremezsiniz. (buna ben de inanıyorum)
22. Fırtınalı havada saç kesmek iyi şans getirir.
23. Kediler bebeklerden uzak tutulur, kedilerin bebeklerin nefesini çaldığı söylenir.Tırnaklar veya saçlar kesildikten sonra yakılmalı veya gömülmelidir.
Dinimizin emir ve yasakları açık ve nettir. Sonradan uydurulan yanlış uygulama ve batıl inançların İslamla ilgisi de yoktur. Müslümanların yanlış uygulamaları dinimize fatura edilemez. İslam’a sonradan sokulmaya çalışılan şeylere BİDAT; batıl inançlara da HURAFE diyoruz.
MAALESEF ÜLKEMİZDE BENİMSENEN BATIL İNANÇLAR
Ruh çağırmak, büyü yapmak ve yaptırmak, fal bakmak, yıldızların durum ve hareketlerinden geleceği söylemek, kursun döktürmek.
Ölülere yasin okuyup okuyup bunları biriktirdiğini söyleyen istismarcılara aldanarak bu sekilde “hazır Yasin” satın almak ve bunu ölülere bağışlamak.
Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
Ölünün arkasından yedinci, kırkıncı, elli ikinci, geceleri hayırlı bilmek ve bu gecelerde hayır yapmak.
Türbelere, kabirlere mum dikmek, bez bağlamak, tuz serpmek.
Mezar taşlarına ölünün resmini yapıştırmak.
İki bayram arasında nikâh kıymamak.
Cenaze taşırken tekbir getirmek veya alkış tutmak.
Eve ölü girmesi iyi değildir, eve dışarıdan ölü getirilirse o evden birbiri ardı sıra üç ölü çıkar.
Haftanın bazı günlerini uğursuz saymak. Bir çok kişi tarafından benimsenmiş, hala uygulanmaya devam edilen islamda yeri olmayan bazı batıl inaçlardır.
Ölen bir kişinin etleri ölümünden 40 – 52 gece sonra kemiklerinden ayrılır. Ölünün etleri kemiklerden kolay ayrılsın diye o gece evinde dua edilir.
Geceleri su üzerinden atlanmaz. Su birikintileri ecinnilerin ve perilerin mekanıdır.
Ölü olan evin komşuları evlerindeki suları dökerler. Aksi halde birbiri sıra ölümler meydana gelir.

Kırık ayna uğursuzluktur.
Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.
Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak kaynayan sütün altına atılır.
Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

Ölü evden çıkarılmadan üzerinden kedi atlarsa ölünün hortlayacağına inanılır.
Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.
Ölü bulunduğu odadan yıkanmaya götürülürken yatağına bir baş soğan konur.
Ölü gömülene kadar ev süpürülmez, çamaşır yıkanmaz, eve su getirilmez.

Bir kişi gömüldükten sonra ruhu 7 gün evini ziyaret eder.
Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.

Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.
Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.

Bir kimsenin bitlenmesi yakın zamanda öleceğine işarettir.
Kırklı kadının yattığı odaya kibrit ve süpürge konulur.

Kulağın çınlaması birisi tarafından anılmaya işarettir.

Hamur yoğururken dışarı hamur sıçrarsa misafir gelir.
Mezara toprak atılırken elden ele kürek verilmez.

Gök gürleyince bir bıçak alınarak dama atılır.
Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

Yola giderken dönüp bakmak iyi değildir.

Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.
Ölünün elbiselerini giyenin ömrü uzar.

NEDEN BATIL İNANÇLARA İNANIRIZ
İlk çağlardan beri her toplumdan insanlar gerçeklik payı olmayan, korkuları, çaresizlikleri, eski gelenekleri gereği genellikle doğa üstü olan olaylara inanırlar. Bu inançlar batıl inançlar olarak isimlendirilir. Çoğu psikolojik olarak bu tür inanışların negatif etkisine maruz kaldığı için doğruluğuna ve bu tür batıl inançlara daha içten bir şekilde inanırlar. Bana soracak olursanız batıl inançların özünde yatan; topluma, bireylere bazı bilinmesi gereken şeyleri öğretmeyi korkutarak sağlamaktır. Aşağıdaki çoğu batıl inançlarda bunu görebilirsiniz. Örneğin Hıristiyanlıkta olan siyah kedi, süpürge, 13. Cuma gibi batıl inançlar Avrupa’nın paganizmi unutturma çabalarından kaynaklanmaktadır. Örneğin Anadolu’da yaygın olan batıl inançlarda ise yine öğretiler söz konusu olabilmektedir. Elektriğin yaygın olmadığı dönemlerde geceleri yapılan tırnak bakımı karanlık neticesinde hoş olmayan sonuçlar doğurabiliyordu. Dolayısı ile geceleri tırnak kesmenin hoş olmadığı farklı bir yöntemle bireylere anlatılıyor
BATIL İNANÇLARLA İLGİLİ HADİS-İ SERİFLER:
“Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir sey ortaya cikarirsa, o sey kabul edilmez.” Aise radiyallahu anha
“Kim bizim dinimizde olmayan bir sey yaparsa o merduttur, makbul degildir.” Muslim
Hak gelince batılın ortadan kalkacağını Kutsal Kitabımız haber vermektedir. İslam Dininin gelmesiyle yeryüzünde bir sürü batıl inanç yıkılmış ve ortadan kalkmıştır. Günümüzde görülen bazı yanlış inanç ve adetlerin devam etmesi, İslam’ın güçsüzlüğünden değildir. Çünkü İslam esaslarını, İslam düşüncesini iyi bilen hurafeye, safsataya kanmaz. Hurafelerin devam etmesi, halkın çoğunluğunun İslam Dininin emir ve yasaklarını iyi bilmeyişinden kaynaklıdır.
Bidat ve batıl inançlardan korunabilmenin en güvenilir yolu Kur’an ve sünnete sığınmaktır. İlk emri "Oku" ile başlayan yüce kitabımız Kur’an’ı bir kere bile okuyup anlamayan insanların bu batıl kıskacın pençesinden kurtulmaları pek kolay değildir…
Okunma 16512 kez
Hakan İNAÇ

Yazar:

Top